|
Türkiye “Sağlık
Envanteri” Çıkarılıyor
"Ülkemizin mevcut sağlık potansiyelini tespit etmek
ve bu tespitler sonucunda elde edilen veriler ışığında kıt kaynakların
verimli ve etkin bir şekilde kullanımını temin etmek, gerek özel sektör ve
gerekse kamu sektörünce yapılacak sağlık yatırımlarını en uygun ve en kısa
sürede hizmete katılımını sağlamak amacıyla" Sağlık Bakanlığı tarafından
Türkiye Sağlık Envanteri çalışması başlatıldığı bildirildi. Sağlık
Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden yapılan açıklamada şu
bilgilere yer verildi: "Türkiye Sağlık Envanteri çalışması; Sağlık
Bakanlığına bağlı tüm kurum ve kuruluşları, SSK Sağlık İşleri Genel
Müdürlüğüne bağlı hastane ve dispanserleri, üniversitelere bağlı hastane
ve sağlık kuruluşları, kamuya ait sağlık kurum ve kuruluşları, vakıf ve
derneklere ait sağlık kurum ve kuruluşları, özel sektöre ait hastane,
sağlık merkezi, dal merkezleri ve poliklinikleri kapsamaktadır."
2004 yılı yatırımlarının bu çalışmaya göre planlanacağı belirtilen
açıklamada, daha önce Sağlık İl Müdürlüklerinden hizmet içi eğitime alınan
personel ile illerde envanter çalışmalarında görev alan personelin her
türlü ulaşım, araç, gereç, konaklama, kurumlar arası koordinasyonu ve
işbirliğinin de Valiliklerce sağlanacağı ifade edildi.(MB)
İzmir Hekim
Güçbirliği
ABD ve AKP'yi Kınadı
İzmir "Hekim Hakları ve Ulusal Değerlerimiz için Hekim Güçbirliği" grubu
bir basın açıklaması yaparak ABD ve AKP'yi kınadı. Açıklamada özetle şu
görüşlere yer verildi.
"Irak'ın kuzeyinde bulunan Süleymaniye kentinde 11 askerimizi silahlı
güçleri ile esir alan ve sonra yapılan görüşmelerde küstahça tavrını
sürdüren Amerika'yı ve bu pervasız davranışa karşı gerekli tepkiyi
göstermeyen AKP Hükümetini kınıyoruz."
"Amerikan askerlerinin ve yetkililerinin bu davranışları lokal veya
münferit bir olay değildir. Ülkemizi bölmek, parçalamak ve
sömürgeleştirmek planının bir parçası olarak sahneye konmuştur. Bu planın
ilk adımı ulusal devletimizi korumak ve kollamakla görevli ve bu görevinin
bilincinde ve azminde olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizi Amerikan
emperyalizminin önünde diz çöktürmek, Irak'ın kuzeyinden çıkarmak ve kukla
bir devlet kurmaktır.
Ancak başarmayacaklar. Bu ülkede, Damat Feritler olduğu gibi Mustafa
Kemaller, Tıbbiyeli Hikmetler vardır ve çıkacaktır. Türk ulusu ve onun
silahlı kuvvetleri Amerika önünde diz çökmeyecektir." - Haber Sağlık
2004'te Aile Hekimliği
Uygulamasına Geçeceğiz
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2004 yılında Türkiye'de
ilk defa aile hekimliği uygulamasına geçileceğini bildirdi.
İncelemelerde bulunmak üzere Erzurum'a gelen Bakan Akdağ, Erzurum Ticaret
ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Lüftü Yücelik'i ziyaret etti.
Bakan Akdağ, burada yaptığı konuşmada, 2004 yılında Türkiye'de Aile
Hekimliği uygulamasına geçileceğini ifade ederek, şu anda bu konuyla
ilgili eğitim çalışması başlattıklarını anlattı.
Aile Hekimliği uygulamasına geçilmesiyle birlikte herkesin hekimini seçme
şansına sahip olacağını belirten Akdağ, "Gece çocuğumuz hastalansa bu
uygulamayla hekimimizi evimize çağırabileceğiz. Her ailenin bir hekimi
olacaktır" diye konuştu.
SSK ile devlet hastaneleri arasında başlatmış oldukları ortak uygulamanın
şu anda 6 ilde uygulandığına dikkat çeken Akdağ, ağustos ayında bu
uygulamayı 20 ilde başlatacaklarını söyledi.
Akdağ, söz konusu uygulamayla birlikte ilk defa SSK hastanelerine müracaat
eden hastaların randevusuz bir şekilde tedavi edildiğini söyledi. - Y.
Şafak
Kızılay’dan Hizmet
Atılımı
Tıbbi ve teknolojik gelişmeleri yakından izleyerek
her geçen gün hizmet kapsamını geliştiren Bursa Kızılay Tıp Merkezi “Göz
Cerrahi Girişim Merkezini” de geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir törenle
hizmete açtı.
Merkezin açılış kurdelesi İl Sağlık Müdürü Hüseyin H. Serdar, Kızılay
Bursa Şube Başkanı İbrahim Dokunmazer ile Tıp Merkezi'nin mevcut ve geçmiş
başhekimlerince ortaklaşa kesildi. Açılış töreninde konuşan İl Sağlık
Müdürü Dr. Hüseyin H. Serdar; “Kızılay Bursa Şubesi'nin Bursa'nın sağlık
sistemine çok büyük katkı sağladığını ve sağlık hizmetlerinde, kalitede
çok güzel bir çizgide olduğunu” ifade etti.
Göz Cerrahi Girişim Merkezi’nin sunacağı hizmetler hakkında misafirleri
bilgilendiren Kızılay Bursa Şube Başkanı İbrahim Dokunmazer de
konuşmasında” Göz Cerrahi Girişim Merkezi'nden çok sayıda Bursalının
yararlanacağını” belirtti.
Her türlü göz hastalığının teşhis ve tedavilerini yapabilecek şekilde
teknolojinin son model cihazları ile dizayn edilmiş olan Göz Cerrahi
Girişim Merkezi bir hasta hazırlık odası, bir hekim odası, iki müdahale
sonrası dinlenme odası, iki bölümlü ameliyathane ve bir bekleme salonu ile
hizmet verecek. (MB)
Adolesan Sağlığı Merkezi
Açıldı
Sağlık Bakanlığı'nın Adolesanların sağlık
sorunlarını çözmek amacıyla oluşturduğu "Gençlik Danışma ve Sağlık Hizmet
Merkezi" Bursa'da da hizmete açıldı.
Hürriyet 2 Nolu Ana Çocuk Sağlığı bünyesinde hizmete giren Gençlik ve
Sağlık Hizmet Merkezi adolesanlara hizmet verecek.
Bursa Sağlık Müdürü Hüseyin H. Serdar tarafından konuyla ilgili yapılan
basın açıklamasında özetle şu bilgilere yer verildi:
“Bilindiği gibi ülkemiz genç bir nüfusa sahip olup, 1998 Türkiye Nüfus ve
Sağlık Araştırmasının sonuçlarına göre 10-19 yaş grubu nüfusun, yaklaşık %
21,6'sını oluşturmaktadır. Ayrıca doğurgan çağ kadınlarının 5'te biri
15-19 yaş grubundadır. Bakanlığımız bu gerçekten yola çıkarak
Adolsesanların sağlık sorunlarını çözmek amacıyla Gençlik Danışma ve
Sağlık Hizmet Merkezleri oluşturmaktadır.
Bursa'da da bu amaçla Hürriyet 2 Nolu Ana Çocuk Sağlığı bünyesinde,
Gençlik Danışma ve Sağlık Hizmet merkezi açılmıştır. Merkezin amacı
adolesanlara yönelik, fiziksel, cinsel, psikososyal büyüme ve gelişme,
beslenme, hijyen, gebelikten ve CYBH'dan korunma, sigara, alkol ve
uyuşturucu, egzersiz, dinlenme, şiddet ve kazalar konularında danışmanlık
eğitim ve bilgilendirme hizmeti vermek.
Hasta adolesanların muayenelerinin yapılıp tedavilerinin düzenlenmesi,
gerekirse üst kurumlara sevk edilmesini sağlamak, adolesanların psikolojik
sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, ruh sağlıklarını korumalarına
yardımcı olmak. Ailelere, okul öğretmen ve yöneticilerine yönelik olarak
da; adolesanın sosyal ilşkileri, iletişim teknik-leri, adolesanlara
yaklaşım teknikleri konularında bilgilendirme ve danışmanlık hiz-metlerini
vermektir. (MB)
Sitopatoloji Derneği
Bursa’da Toplandı
Sitopatoloji Deneği’nin Bursa toplantısı Türkiye’nin
çeşitli illerinden gelen çok sayıda hekimin katılımıyla Bursa Onkoloji
Hastanesi’nde gerçekleşti.
Radyoloji, patoloji ve kulak burun boğaz hekimlerinin yoğun ilgi
gösterdiği toplantıda baş ve boyun kitlerinde ince iğne aspirasyon
sitolojisiyle ilgili tedaviler ele alındı.
Başta kanser olmak üzere her türlü hastalığın erken tanınmasında büyük
önem taşıyan sitopatoloji, akciğer, karaciğer, meme, rahim gibi kanser
hastalıklarının yanısıra gu-atra da erken tanı koyuyor. Önceleri sadece
tarama amaçlı kullanılan sitopatoloji günümüzde ayrı bir bilim dalı
kimliğini kazanmış durumda.
Sitopatoloji Derneği’nin kurucu üyesi ve Devlet Hastanesi patoloji uzmanı
Doç. Dr. Şafak Atahan ince iğne aspirasyon sitolojisi tedavisi hakkında şu
bilgileri verdi: “Türkiye’de yıllardır kitlelerin tanısı bile ameliyatla
yapılıyordu. Hala ilaçla tedavi ile giderilecek kitlelere bile gereksiz
ameliyat yapılıyor. Ameliyat, vucuttaki estetiği bozduğu gibi kitle
tedavileri içinde trilyonlarca liranın israf olmasına yolaçıyor. Artık
ince iğne aspirasyon sitolojisi ile kan iğnesi yardımıyla hücre toplama
işi yapılıyor ve kit-leye tanı konulabiliyor. Bu tedavinin
yaygınlaştırılması, ülke ekonomisinden trilyonlarca liranın israfını da
önleyecektir.” dedi.
Yöntemin klinikteki doktorlara büyük avantaj sağladığını ve aspirasyonla
kısa sürede sonuç alınabildiğini söyleyen Atahan, “Türk Sitopatoloji
Derneği dünyaya oranla çok gecikti. Derneğimiz sitopatoloji alanında
Türkiye’de çalışan hekimlerin alanlarında daha aktif olabilmeleri için
kurulmuştur” dedi.
İlk aspirasyon yöntemlerinin 1930’lu yıllara uzadığını ve Türkiye’de ilk
kez 1945’li yıllarda kullanılmaya başlandığını hatırlatan Atahan,
Sitopatolojinin patolojiye göre avantajının öncelikle eşdeğer tanıyı
görebilecek bir mataryele koldan kan alma gibi çok basit bir yöntemle
hücre toplama işlemiyle aynı tanıyı verebilmenin mümkün olduğunu belirtti.
Ayrıca ince iğne aspirasyonunun cerrahi yöntemin önüne geçebilecek bir
yöntem olmadığının altını çizdi ve “cerrahinin kullanım alanı da çok
geniş, ama bir bezede cerrahın ameliyatı planlaması için çok yardımcı ilk
işlemdir. İğne ile alınıp, hasta eğer kanser tanısına gidiyorsa farklı bir
cerrahi çıkarım yapılır, eğer daha iyi huylu bir lezyon düşünülmüşse ona
uygun tedavi yapılır. Belkide hiç cerrahi yönteme gerek kalmadan hasta
sadece ilaçla tedavi edilebilir” dedi.
İnce iğne aspirasyon sitolojisinin Türkiye’deki ilk uygulayıcısı olan
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr.
Cemil Ekinci kitlelerin artık ameliyat edilmeden tanısının konduğa dikkat
çekerek “vatandaş vücudundaki kitleden rahatsızlık duymasına rağmen
ameliyat korkusu yüzünden tedaviden kaçınıyor. Artık kitlelerin teşhisi
ameliyat edilmeden kan iğnesi yardımıyla konulabiliyor” dedi. (MB)
Sağlık Çalışanları
“Şiddet”e Maruz Kalıyor
Anadolu Psikiyatri Dergisi’nde yayınlanan bir
araştırmaya göre 1071 sağlık çalışanının 544’ü (%50,8) çalıştığı bir anda
şiddet türlerinden birine yada daha fazlasına maruz kalmış.
Dr. Ünal Ayrancı, Dr. Çınar Yenilmez, Dr. Yasemin Günay ve Dr. Cem
Kaptanoğlu tarafından hazırlanan çalışmanın sonuçları oldukça dikkat
çekici.
Araştırma, Eskişehir ilinde son dönemlerde sağlık çalışanlarına yönelik
şiddet olaylarının artması üzerine Eskişehir-Bilecik Tabip Odası’nın bu
sorunla ilgili bir araştırmanın yapılması önerisi üzerine planlanmış.
Çalışmada, sözel, fiziksel ve cinsel şiddet türlerinden birine son bir
yılda en az bir kez maruz kalanlarla, kalmayan sağlık çalışanlarının sosyo-demografik
özelliklerine, çalışma yerlerine ve mesleklerine göre karşılaştırılması
amaçlanmış.
Eskişehir, Ankara ve Kütahya’daki sağlık kurumlarında çalışanların şiddet
türlerinden herhangi birine en az birkez uğrayıp uğramadıkları
sorgulanmış. Bu amaçla araştırma ekibi tarafından hazırlanan 8 maddelik
bir soru formu kullanılmış. Soru formu, sağlık çalışanlarının
mesleklerini, çalıştıkları kurumları ve sosyo-demografik özelliklerini
içermiş. 1071 sağlık çalışanının 544’ü (%50.8) şiddete maruz kalmış.
Kütahya ve Ankara’da, 39 ve altyaş gurubunda ve çalışma süreleri 61-120 ay
arasında olanlarda, Devlet Hastanesi ve birinci basamak sağlık
kurumlarında, acil servis ve servislerde, pratisyen hekim ve hemşirelerde
şiddetle karşılaşma oranı istatistiki olarak anlamlı düzeyde daha yüksek
bulunmuş. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili çalışmalarda,
sağlık çalışanlarının işyerlerinde karşılaştıkları şiddeti çalışma
sürecinin kaçınılmaz bir yanı olarak görmeleri nedeniyle pek çok olayın
resmi olarak bildirilmediği saptanmış.
Sağlık çalışanlarının meslek gruplarına göre şiddete uğrama oranları
değerlendirildiğinde, en sık pratisyen hekimler (%67.6) ve hemşireler
(%58.4), en az öğretim üyeleri (%36.7) ve diğerleri (%32.7) olarak
sınıflandırılanlar şiddete uğradıklarını belirtmişler ve aradaki fark
istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş.
Meslek grubundakileri hekim, hemşire, yardımcı personel ve diğerleri
olarak ayrıldığında, yine hemşirelerin ve hekimlerin şiddete uğrama oranı
diğer meslektekilere göre daha yüksek bulunmuş.
Çalışma birimleri açısından ise acil servis ve serviste çalışanlarının
şiddete uğrama oranı, diğer bi-rimlerde çalışanlara oranla daha fazla.
Çalışmada en fazla şiddete uğrama oranı 29 yaş ve altı ile 30-39 yaş
arasında ortaya çıkmış. Sağlık çalışanlarının çalıştıkları kurumlara
bakıldığında üniversite hastanesi, SSK Hastanesi ve özel sağlık
birimlerinde çalışanlarda şiddete uğrama oranı, birinci basamak ve Devlet
Hastanesine göre daha düşük olduğu tespit edilmiş.
Sağlık çalışanlarının şiddete uğrama oranlarının illere göre dağılımı
incelendiğinde, Kütahya %74.5, Ankara %58.0 ve Eskişehir %46.6 olarak
bulunmuş,
Araştırma sonucunda işyerindeki şiddeti önlemek veya azaltmak için, şiddet
riskinin yüksek olduğu meslek guruplarının ve çalışma ortamlarının
belirlenmesi amacıyla daha fazla araştırma yapılması gerektiği
belirtilmiş.
Yine araştırmada şiddetin toplumda ve işyerlerinde yaygın bir halk sağlığı
sorunu ve mesleki tehlike olduğunu, işyeri şiddetinin ve saldırganlığının
günümüzde gittikçe artan bir önem kazandığı belirtilmiş. (MB)
Bursa’ya “Mobil Komuta
Aracı”
"Sağlık Bakanlığı'nın Bursa’ya tahsis ettiği tam
donanımlı "Mobil Komuta Aracı" hizmete girdi.
Bursa Sağlık Müdürü Hüseyin H. Serdar tarafından basına tanıtılan Mobil
Komuta Aracında telsiz, araç telefonu, faks, modem bağlantılı cep telefonu
ve sabit telefon hattı bulunuyor.
Türkiye'de 13 adet üretilen ve 13 ile gönderilen “Mobil Komuta Aracı”
herhangi bir afet sırasında ve sonrasında iletişimin en iyi şekilde
sağlanması ve sağlık hizmetlerinin daha hızlı ve etkin biçimde ve-rilebilmesi
amacına yönelik olarak özel dizayn edilmiş. “Mobil Komta Aracı”nı basına
tanıtan Bursa Sağlık Müdürü Hüseyin H. Serdar; “ herhangi bir afet
durumunda bu araçlar sayesinde iletişim sorununun yaşanmayacağını” ifade
etti ve aracın Bursa’ta tahsis edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile
getirdi.
Araç, her türlü ortamda sağlık hizmetlerini organize edebilecek donanıma
sahip "Mobil Komuta Aracı"nda ayrıca jeneratör, invertör, redresör, klima,
dizel ısıtıcı, ışıklandırma, siren sistemi, dijital kamera, bilgisayar,
mikro dalga fırın, buzdolabı, kahve makinası, masa ve sandalyede
bulunuyor. (MB)
Yüksek İhtisas’ta “Hasta
Memnuniyeti Anketi”
Sağlık Bakanlığı’na bağlı uzmanlık eğitimi veren
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi hasta memnuniyeti
düzeyini belirleyebilmek amacıyla bir anket çalışması yaptı.
Hasta menuniyeti anket çalışmasının sonuçlarını açıklayan hastane
başhekimi Doç. Dr. Özcan Atahan, anket yapma amaçlarını şu sözlerle
açıkladı:
“Hastanemiz, güncel hastane yönetimi anlayışıyla; hasta ilişkilerinde
memnuniyet düzeyi hususunun üzerinde özenle durmaktadır. Hasta memnuniyeti
anketi böyle bir anlayışın temel taşını oluşturarak yönetime ölçülebilir
ve değerlendirilebilir veriler sağlar. Kuruluşumuz bu amaçla kendi
şartlarına göre hareket ederek zaman içerisinde hizmette iyileştirme
yapmayı temel esas kabul etmektedir.
181 hasta ve hasta yakını üzerinde yapılan anket çalışması sonucunda
hastanemiz %98 oranında başkalarına tavsiye edilmiş, hasta muayene
süresinde doktorun ayırdığı süre %59 oranında orta ve yeterli düzeyde
bulunmuştur. Ankete katılanlar, çalışanlardan memnuniyet derecelerini,
görülen aksaklıklar ve önerilerini belirtmişlerdir. Hasta ihtiyaçlarının
tam olarak karşılanıp karşılanmadığı hasta ve yakınlarının beklentilerinin
yerine getirilip getirilmediği ve hastane çalışanlarından istemiş olduğu
yada beklediği ilgi ve yardımı alıp alamadığı konularında tam olarak bilgi
sahibi olmak amaçlanmıştır.”
Hasta memnuniyeti anketi sonuçlarına göre ankete katılanların %88’i
doktorlardan, %90’ı hemşirelerden, %89’u laboratuvar teknisyenlerinden,
%92’si röntgen teknisyenlerinden, %82’si hizmetlilerden iyi ve çok iyi
düzeyde memnuniyet belirtmiş. 13 maddelik hazırlanan soru formunda yeralan
“hastanemizde karşılaştığınız aksaklıklar nelerdir?” sorusuna hastaların
verdiği yanıt, %30 ile bilgi işlem olmuş. Başhekim Atahan, Memnuniyet
anketinin her üç aylık dönem için tekrarlanacağını ve hasta ihtiyaçlarını
ölçmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. (MB)
Sağlık-Sen’den Hükümete
Sert Tepki
Kamu-Sen'e bağlı Türk Sağlık-Sen Bursa Şubesi
Başkanı Erol Sönmez, "Döner Sermaye Oranlarının düşürülmesi" ile ilgili
bir basın açıklaması yaptı.
Sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin % 20 oranında azaltılmasına sert
tepki gösteren Sönmez; "Yıllardır boğaz tokluğuna çalıştırılan, hakları
gasp edilen, hayat pahalılığı karşısında ezdirilen sağlık çalışanlarını
gözden çıkardığı anlaşılan AKP hükümeti, bu kararla sağlıkçılara bir darbe
daha indirmiştir. Maaşlarımıza %5'lik çay-simit artışı, yok olmadı %0 gibi
alaycı ifadelerle memurları çileden çıkaran, sinir hastası yapan, bizlere
yine sokağı işaret eden hükümet, sağlık alanında güçsüz, takatsız
bıraktığı çalışanlarla bindiği dalı kesmektedir." diyerek tepkisini dile
getirdi.
Sönmez, bütün bu olumsuzluklara rağmen sağlıkçıların sağduyu ve sabırla
göreve devam ettiklerini hatırlatarak: "Sağlık ocaklarına kilit vurarak,
sağlığa para ayırma ilkesinden vazgeçerek, sağlıkçıları ikinci hatta
üçüncü iş peşinde koşturarak halkımıza "devlet sağlık hizmetlerini
beceremiyor, gelin hastaneleri satalım, bundan da kurtulalım" kurnazlığını
gerçekleştirmek isteyenlere Anayasayı bir kez daha hatırlatıyoruz. Sosyal
devlet ilkesini rafa kaldırarak insanlara "paran kadar sağlık" anlayışını
dikte ettirmek çıkmaz bir yoldur. Böyle bir anlayış hem ahlaki hem de
demokratik değildir." dedi. (MB)
Doğuya Gönüllü Sağlık
Ekibi Gidecek
Eleman bulma güçlüğü çekilen alanlarda sözleşmeli
sağlık personeli çalıştırılmasına olanak sağlayan tasarı, TBMM Genel
Kurulu'nda kabul edildi.
Yasa, doktorlar için öngörülen mecburi hizmetin kaldırılmasını da
içeriyor.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yeni yasa uyarınca başta doktor ve hemşire
olmak üzere, gereksinim duyulan sağlık personelini Doğu-Güneydoğu'da
gönüllü olarak çalıştıracaklarını savundu. Akdağ, en az 1 yıllık sözleşme
yapılacak bu personeli, daha yüksek maaş vererek özendireceklerini
vurguladı. Hürriyet
Bursa’nın İlk Sağlık
Radyosu
Seviyeli ve ilkeli yayıncılık politikasıyla yayına
başlayan Radyo Hayat (FM 104,8), toplumun genelini kucaklayan yayın
içeriği ile bölgenin iddialı radyoları arasına girdi.
Radyo Hayat Genel Müdürü Ali Haydar Yıldırım, Bursa ve çevresinde sağlık
programlarına en fazla yer veren radyo olduklarına dikkati çekerek şunları
söyledi: "Programlarımızda gerek kişisel sağlık, gerek ülkemizin sağlık
sistemi konularını işliyoruz. Ele aldığımız konudaki uzmanlar program
süresi boyunca dinleyicilerimize detaylı bilgiler veriyor. Ayrıca,
yaptığımız canlı telefon bağlantıları ile programa katılan dinleyicileri-miz
merak ettikleri soruların cevaplarını alma olanağına sahipler."
Toplumumuzda sağlıkla ilgili bilgilenme ve bilgilendirme çalışmalarının
henüz yerli yerine oturmadığı, gerekli düzeyde bir sağlık kültürü
oluşmadığını söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti:
"Toplumun sağlık konusunda bilinçlenmesi amacıyla yayınladığımız
programlardan bazılarında ele aldığımız konular şunlar oldu; İnsanların
sağlığını yakından ilgilendiren konular, kişisel sağlık ve sağlıklı olmak,
sağlıklı kalmak için bilgilendirme, öneri ve uyarılar, sağlıklı çevre,
sağlıkta yenilikler, yeni buluşlar, sağlıkla ilgili güncel haberler vs.
Amacımız, sağlık kültürünün yaygınlaşmasına katkıda bulunmak." (MB)
Kırık Tedavisinde
Yeni Metot
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nihat Tosun'un,
böbrek taşı kırma cihazı (ESWL) ile ortopedi hastalarını tedavi ettiği
belirtildi.
Böbrek taşı kırma cihazıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapan ve uzmanlık
tezi hazırlayan Prof. Dr. Tosun, kırık iyileşmesinin geciktiği durumlarda,
topuk dikeni ve tenisçi dirseği hastalıkları ile kas içinde oluşan kireç
topaklarının dağıtılmasında bu cihazın kullanılabileceğini tespit etti.
Diğer hastanelerde, bu metodun ''bilinmediği için kullanılmadığını'' ifade
eden Prof. Dr. Tosun, şunları söyledi: ''Kırık iyileşmesinin geciktiği
durumlarda iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla, ayrıca ilaç ve iğne
tedavisinin etkisiz kaldığı topuk dikeni ve tenisçi dirseği hastalıkları
ile kas içinde oluşan kireç topaklarının dağıtılmasında bu cihazı
kullanıyoruz.'' Prof. Dr. Tosun, bir elektrottan üretilen ultrason
dalgasının, su torbasının içinden ilerleyip hastalıklı bölgeye uygulanarak
tedavi yapıldığına dikkati çekerek, ''Ağrılı bir metot olduğu için
hastalarımız cihaza girmeden uyuşturuluyor. Van dışında İstanbul, Ankara
gibi illerden bize gelen hastalar var. Hastaların sağlık durumlarına göre
2 veya 3 seans uyguluyoruz. Ayda bir yapılan seanslar, yarım saat ile bir
saat arasında değişiyor. Şimdiye kadar 50 hastanın tedavisinde
kullandığımız bu metottan olumlu sonuçlar aldık'' dedi. Haber Sağlık
Doçentlik Sınav
Yönetmeliği Değişti
Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin bir maddesini
değiştiren yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, "Jürilerin Bildirilmesi" başlığını taşıyan yönetmeliğin
yenilenen 9. maddesinde "Üniversitelerarası Kurul'un kararıyla oluşan
jüriler, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından jüri üyelerine
bildirilir.
Kesin zorunluluk nedeniyle jüriye katılamayacak üyeler, jüri üyelerinin
kendilerine tebliğinden itibaren en geç iki hafta içinde katılmama
sebeplerini mensup oldukları fakültenin yönetim kuruluna bildirerek
müsaade isterler. Yönetim kurulları bu talepleri inceleyip değerlendirmek
üzere hemen toplanır ve kararını en geç talep tarihinden itibaren iki
hafta içinde verir" deniliyor.
Y. Şafak
Sağlık Yöneticileri
Derneği'nde
Devir Teslim
Sağlık Yöneticileri Derneği (SYD) Olağan Genel
Kurulunda yeni Yönetim ve Denetim Kurulu belirlendi.
İstanbul'da yapılan Genel Kurul ve arkasından toplanan Yönetim Kurulunca
SYD Başkanlığına Onur Yarar, II. Başkanlığa Cem Dikmen, Gn. Sekreterliğe
Marziye Üstündağ, Saymanlığa Selma Söyük, üyeliklere Aytolan Yıldırım,
Vedat Çorapçı ve Ayhan Cingi; Denetleme Kuruluna, Sehrinaz Polat, Gülbahar
Keskin ile Aygül Yanık seçildiler.
Genel Kurulda konuşan bir önceki Başkan Süheyl Pozantı, bir süredir
SYD'nin başkanlığını yürüttüğünü, STK'larında yeni kişilere imkan sağlamak
gerektiğini düşündüğünü belirterek, pek çok kişiye örnek olabilecek bir
davranış sergiledi ve yeni dönemde aday olmayacağını belirtti.
Yapılan Genel Kurulda üyelikle ilgili tüzük değişikliğine giden SYD
yönetimi, yeni tüzük değişikliği ile üyelik yapısını bozmadan, pek çok
kişiye kucak açmak istediklerini ifade etti.
Sağlık Yöneticileri Derneği 1996 yılında Prof. Dr. Fulya Sarvan'ın
öncülüğünde İstanbul'da kuruldu. Sağlık Kuruluşlarında Yöneticiliğin
formal bir eğitim ve tam gün çalışma gerektiğini vurgulayan Dernek, konu
ile ilgili uzman yetiştiren üniversitelerle işbirliği içinde çalışmalarını
sürdürdü. Geçtiğimiz ay Kapadokya'da "I. Ulusal Sağlık Kuruluşları
Yönetimi Kongresi"ni düzenleyen SYD, pek çok sivil toplum kuruluşu ile
işbirliği içinde faaliyetlerine devam etmektedir. Haber Sağlık
Osteoporozun önüne
geçilebilecek
Bilim adamları, ER-alfa proteininin eksikliğinin,
menopoz sonrası kemik erimesinin (osteoporoz) nedeni olabileceğini
bildirdi.
Kemik erimesine karşı uygulanan tedavilerin hiçbirinde ER-alfa proteininin
hedef alınmadığı, yeni geliştirilecek ilaçlarla bu proteinin oranı
artırılarak, osteoporozun belki de önüne geçilebileceği ifade edildi.
Journal Nature dergisinde sonuçları yayınlanan, fareler üzerinde yapılan
araştırmada, östrojen dengesini sağlayan ER-alfa proteinini yok eden
İngiliz bilim adamları, hayvanlarda yeterli kemik hücresi üretilmediğini
tespit etti. Bilim adamları, menopoz sonrası kadınlarda östrojen hormonu
seviyesinin azalmasıyla ER-alfa proteini oranının da azaldığını, bunun da
kemik erimesine neden olabileceğini kaydetti.
Kemik erimesine karşı günümüzde uygulanan tedavilerin hiçbirinde ER-alfa
proteininin hedef alınmadığını hatırlatan Dr. Lance Lanyon, yeni
geliştirilecek ilaçlarla bu proteinin oranının artırılarak, osteoporozun
belki de önüne geçilebileceğini söyledi. - ntvmsnbc
PLAC isimli kan testine
onay
FDA tarafından onaylanan PLAC isimli kan testiyle,
iltihap oluşumuna yol açan bir enzimin oranı belirlenebiliyor.
ABD'nin federal kurumu Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), düşük kolesterol
bulunanlarda kalp hastalıkları riskini belirleyebilen bir kan testinin
kullanımına onay verdi. PLAC adı ve-rilen test, iltihap oluşumuna yol açan
bir en-zimin oranını belirleyerek, kimlerin kalp hastalıkları riski
altında bulunduğunu ortaya koyabiliyor. Test, 1300 orta yaş denek üzerinde
9 yıl süreyle yapıldı. Araştırma sırasında, kötü kolesterolü (LDL) 130'un
altında olan, ancak iltihaplanmaya yol açabilen Lp-PLA2 enzimi yüksek
bulunan deneklerde, kalp hastalıkları riskinin de yüksek olduğu saptandı.
Baylor Koleji bilim adamlarından Dr. Christie Ballantyne, iltihaplanmaya
yol açan C reaktif proteini ve Lp-PLA2 enzimi birlikte yüksek bulunanlarda
kalp hastalıkları riskinin üçe katlanabildiğini belirtti. Kan testini
merkezi San Francisco kentinde bulunan diaDexus firması üretiyor. -
ntvmsnbc
ATD ''Türkiye'' unvanını
aldı
1995 yılında İzmir’de kurulan ve bugüne kadar birçok
başarıya imza atan Acil Tıp Derneği (ATD), TC Bakanlar Kurulu'nun
23.5.2003 tarih ve 2003/5660 sayılı kararı gereğince artık, TÜRKİYE
kelimesini kullanacak. Dernek üyelerine bu mutlu haberi veren Genel Başkan
Dr. Ülkümen Rodoplu duygularını şu sözlerle dile getirdi.
“Birçok başarıyı birlikte yaşadık. 1995 yılında İzmir'de doğan, önce tüm
Türkiye'ye, ardından da tüm acil tıp dünyasına yayılan çalışmalarımızla
birlikte sevindik. Birlikte onurlandık. Zaman zaman burada üzüldüğümüz
olaylar yaşadık: Depremi, kazaları,savaşı, yangını, acil hastalıkları
yaşadık. Paylaştık, sıkıldık. Ama hep onurluyduk ve birlikte üretmenin
heyecanı ve mutluluğunu yaşadık. Bugün, belki de en güzel haberi sizlerle
paylaşmak istiyorum: Artık, herbiriniz TÜRKİYE ACİL TIP DERNEĞİ
üyesisiniz.
Bu uzun süren yolda, başarıda her birimizin katkısı vardır. Gelin,
önümüzdeki günleri bu güzel haberin sarhoşluğu ile geçirelim. Türkiye Acil
Tıp Derneği (TATD) üyesi olmanın onurunu doyasıya yaşayın.” MB
Düzen Laboratuvarlar
Grubu Bursa Şubesi
Burtom Bünyesinde Faaliyete Başladı
Bursa'da bünyelerinde Düzen Labora-tuvarlar Grubu
ile ortak faaliyetlere başlayan Burtom Özel Sağlık Tesisleri Yönetim
Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
"27 yıllık laboratuvarcılık tecrübesine sahip olan Düzen Laboratuvarı,
kurulduğu günden beri laboratuvar hizmetlerindeki kalite ve
standardizasyondan taviz vermeden geliştirdiği kaliteli hizmetin satın
alı-nabilir ve bu anlamda geniş kitlelerin de bu hizmetten faydalanabilir
olduğu bir şekilde sunmaktadır. Bu, hekimin ve hastanın teşhis ve
tedavisinde eksiklikler ve yanılmalara düşmelerini engellemekte,
ulaşılabilir, hızlı ve güvenilir laboratuvarcılık desteğini alabilmelerini
sağlamaktadır.
1994 yılından bu yana Bursa'da Tıbbi Görüntüleme Hizmetleri veren Burtom
Özel Sağlık Tesisleri bu anlamda günü yakalayan teknolojik atılımlarının
yanı sıra yıllardır kaliteli ve güvenilir hizmet anlayışı ile Bursa'da
diagnostik alanında kendini kanıtlamıştır. Düzen Laboratuvarlar Grubu da
teşhis spektrumunu tamamlama isteği ve gayretine destek olarak
düşünülmüştür. Grubumuz bundan böyle Bursa'da uluslar arası kalite kontrol
güvencesi ile hekimlerimize ve halkımıza en iyi hizmeti verebilmek için
çalışacaktır. Düzen laboratuvarlar grubu faaliyetine 1976 yılında
Ankara'da başladı. Klinik laboratuvarcılık sahasında getirdiği yeni
anlayış ve dinamizm sayesinde hem hizmet kapasitesini hem de hizmet
çeşitlerini çok kısa zamanda arttırdı. Ankara, İstanbul, Adana ve
Mersin'deki toplam 6 şubesiyle hizmetlerini sürdüren Düzen Laboratuvarlar
Grubu şimdi de Bursa'da hekimlerimize ve hastalarımıza hizmet vermeye
başladı. Faaliyet gösterdiği bütün konularda dünyanın en ileri ülkelerinde
kabul gören kalite standartlarında hizmet üretmeyi hedefleyen Düzen
Laboratuvarlar Grubu, hizmetlerinin kalitesinin kontrolü amacıyla ABD ve
Fransa 'da bulunan laboratuarlar arası kalite kontrol programlarına
iştirak ederek kalitesini bu ülkelerin en saygın kalite kontrol
kuruluşlarına onaylatıyor ve bu sayede Türk toplumuna da uluslar arası
kalite güvencesini sunuyor. Avrupa ve ABD'den 464 seçkin laboratuvarın
katıldığı ve ağırlıklı olarak hormon analizlerinin değerlendirildiği
BioRad Eksternal kalite kontrol programından geçtiğimiz günlerde ulaşan
değerlendirme raporuna göre Düzen Laboratuvarlar Grubu programa katılan
464 laboratuar arasında 11. sırada yer aldı.” (MB)
Bursa Vatan Hastanesi’nde
Yönetim Değişikliği
2002 yılında Bursa Vatan Hastanesi Genel Müdürlüğüne
atanan Dr. Ali UÇAR’a, 2003 yılında Başhekimlik görevi de verilerek
sorumlulukları artırıldı. Başhekim yardımcılığı'na ise Genel Cerrahi
uzmanı Op.Dr. Cengiz AŞÇI getirildi.
Bursa Vatan Hastanesi Halkla iliş-kiler Müdürü M. Nasıh Çelenligil,
yönetim değişikliği ve hizmetlerle ilgili olarak dergimize şu bilgileri
verdi:
“Sağlık alanında hızlı gelişim ve gereksinmeler nedeniyle, yeni
yatırımların kaçınılmaz olduğu sağlık sektöründe, Dr.Ali Uçar yeni
uygulamalara, hastanelerde en önemli birimlerden birisi olan Klinik
Laboratuvar'dan başlayarak, biyokimya Uzmanı Dr. Nail Çetin Küskü'yü bu
birimin başına getirdi. Hastane Klinik Laboratuvarı giriş katında modern
bir şekilde yeniden yapılarak ve teknik donanımı geliştirilerek hizmete
başladı. Gözlerdeki kırma kusurlarını gidermek amacıyla laser tedavisinin
gerçekleştirildiği operasyonların yapılabileceği Excimer Laser Ünitesi tüm
tıbbi donanımı ile kısa zamanda tamamlanarak operasyonlara başlandı. Bir
ay gibi kısa bir sürede görme bozukluğu olan 50'ye yakın hastaya
operasyonlar başarıyla uygulandı. Tüm çalışmaları yerinde takip eden Dr.
Ali Uçar Bursa Vatan Hastanesi'nde, yeniliklerin devam ettireleceğini ve
yakın zamanda Radyoloji Ünitesi'ne Spiral Tomografi kurulacağını da
bildirdi.”
Vatan Hastanesi Klinik Laboratuvarı’nın başına getirilen Biyokimya Uzmanı
Dr. Nail Çetin Küskü de yeni hizmete giren klinik laboratuvara ilişkin şu
bilgileri verdi:
“20. yüzyılın son çeyreğindeki teknolojik gelişmelerden en üst düzeyde
faydalanan bilim dallarından biri de tıptır. Özellikle tıbbın laboratuvar
branşlarında büyük teknolojik gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelerin temel
tıp bilimlerinden Klinik Laboratuvara yansımaları, oldukça geniş bir
analiz yelpazesinin kısa sürede sonuçlanıp, hekime sağlıklı ve doğru tanı
koyma olanağını sağlamıştır. Erken konulmuş doğru tanı, gecikmemiş tedavi
demektir.
Bursa Vatan Hastanesi, Klinik Laboratuvarında bu son teknolojik
gelişmelerden üst düzeyde yararlanılmaktadır. Bursa Vatan Hastanesi Klinik
Laboratuvarında;
Otoanalizör (HITACHI),
İmmünokemikıl analizörter (AXSYME-IMX),
Kan gazları cihazı,
Kansayımı cihazları (COULTER),
Koagülometre,
Törbitimetre (BEHRING),
Bilürübinometre analiz ör. (yeni doğan sarılığında total biürübin) ve
fotometreler kullanılarak biyokimyasal analizler, hormon analizleri, tümör
markerları, immünolojik, serolojik ve mikrobiyolojik analizleri kapsayan
çok sayıda parametre kısa sürede güvenilir bir şekilde
sonuçlandırılmaktadır.
Bursa Vatan Hastanesi Klinik Laboratuvarı, Biyokimya Uzmanı, Mikrobiyoloji
Uzmanı, deneyimli Laboratuvar teknik personeli, teknik donanımı ile 24
saat güvenilir laboratuvar hizmetini kesintisiz vermektedir.”
Ram Medikal’den
Eğitim Semineri
Medikal sektörün başarılı kuruluşlarından olan Ram
Medikal, verimliliği artırmaya yönelik eğitim faaliyetlerine hız verdi.
Beyin cerrahi, ortopedi, travmatoloji ve plastik cerrahi dalında hizmet
üreten Ram Medikal, Op. Dr. Suat Boyacı ve Op. Dr. Serhat Yalçınkaya
başkanlığında geçtiğimiz günlerde Marmaris’te bir eğitim semineri
gerçekleştirdi.
Türkiye genelindeki tüm bayilerinin ve çalışanlarının katıldığı eğitim
seminerinde verimlilik ve kalite çalışmaları üzerinde duruldu.
Hizmet üretiminde ve verimliliğin arttırılmasında profesyonel standartlara
ulaşmak için sürekli yeni arayışlar içinde olduklarını belirten Ram
Medikal Genel Müdürü Ragıp Akbaş, konunun uzmanları tarafından verilen bu
eğitimlerin bayi ve çalışanlara olduğu kadar medikal sektörün gelişimine
de katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Akbaş, eğitim faaliyetlerine
periyodik aralıklarla devam edileceğini de sözlerine ekledi. (MB)
ORSİM ortopedi’den
görkemli tanıtım
Medikal sektörün öncü kuruluşlarından biri olan
Orsim Ortopedi, İsviçre patentli Compex'in stimülas-yon amaçlı yeni
versiyon cihazını geçtiğimiz günlerde Almira Otel'de yaptığı özel bir
tanıtımla Bursa'daki hekimler ve fizyoterapistlerle buluşturdu.
Çağdaş teknolojinin getirdiği üstün olanaklardan birini daha Bursa'ya
taşıyan Orsim tara-fından, Almira Otel'de düzenlenen tanıtım, Ü. Tıp
Fa-kültesi, Askeri Has-tane, Bursa Devlet Hastanesi, SSK Çe-kirge
Hastanesi, SSK Şevket Yılmaz Hastanesi, Dr. Ay-ten Bozkaya Bursa Spastik
Çocuklar Hastanesi ve özel rehabilitasyon merkezlerindeki hekimler ve
fizyoterapistlerin katılımlarıyla gerçekleşti.
Spor, ağrı, rehabilitasyon, fitness, estetik ve vasküler amaçlı, geniş bir
kullanım alanına sahip olan Compex'in yeni versiyon cihazı bir çok
yenilikleri de bünyesinde bulunduruyor. Bunlar; Konsantrik-eksantrik
kasılma egzesizleri, pilometrik egzersizler, boyun ağrısı, bel ağrısı gibi
patolojilere yönelik tens programları, jenerasyon.
Tanıtıma ev sahipliği yapan Orsim Ortopedik Cihazlar Ltd. Şti. sahibi
Ercüment Dai Compex’in Dr. Ayten Bozkaya Bursa Spastik Çocuklar
Hastanesi’nde şu anda kullanılmakta olduğunu ve verimli sonuçlar
alındığını söyledi.
Compex'in yeni versiyon cihazına yönelik tanıtım için Bursa’ya gelen
Compex’ in distiribütör firma sahibi Erdoğan Akdağ ve Fzt. Murat Gezeroğlu
katılımcıları cihaz hakkında bilgilendirdiler. Gezeroğlu “reklamlarda
görülen bu tür cihazların bir süredir uzakdoğuda elektronikçiler
tarafından üretildiğine dikkat çekti ve Compex'in İsviçre patentli ve
medikalciler tarafından üretilmiş yüksek performanslı bir cihaz olduğunun
altını çizdi. Ayrıca cihazın Dünya Sağlık Örgütünden patent almış olduğunu
ve diğerlerinden daha ucuz bir maliyeti bulunduğunu söyleyen Gezeroğlu,
Compex’in İstanbul’da çok yaygın olarak Çapa Tıp Fakültesi başta olmak
üzere fakülte hastanelerinde, devlet hastanelerinde, 70. Yıl Fizik Tedavi
ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde, Kızılay Tıp Merkezlerinde, Amerikan
Hastanesi, Acıbadem Hastanesi, Memorial Hastanesi gibi özel hastaneler ve
fizik tedavi merkezlerinde kullanılmakta olduğunu ifade etti.
Cihazdan şuana kadar hiçbir şikayetin gelmediğini belirten Erdoğan Akdağ
ise “ciddi anlamda rahatsızlıklar için ortopediden nörolojiye,
romotolojiden çocuk hastalıklarına, plastik el cerrahisinden fizik
tedaviye kadar çeşitli rahatsızlıklar için çeşitli parametreler bulunmuş
ve bu parametreler Dünya Sağlık Örgütü’nden onay almış, patentlenmiş ve
cihazın içine kartlı bir sistem halinde konulmuştur. Kullanıcılar çok
memnun. Orsim Ortopedi’nin katkılarıyla düzenlenen bu organizasyonla
Bursa'daki hekim ve fizyoterapistler'e ulaşmış olmanın mutluluğunu
yaşıyoruz” dedi.
COMPEX
Compex sport 400, mükemmelliyetçi bir anlayış ile medikal bilgi ve
tecrübenin ışığında sporcular için dizayn edilmiş bir sitimülator.
Fiziksel hazırlık programı sırasında içinde bulundurduğu çeşitli kombine
elektro-stimülasyon prog-ramlarıyla dinamik bir egzersiz yapılmasını
sağlıyor.
Compex Sport 400 6 katago-rideki 418 farklı programı ile 6 ayrı bölgede
stimülasyon imkanı sunarken ihtiyaçlarınızı en üst seviyede karşılamayı
amaçlıyor. Compex Sport 3 musabaka ve yenilenme dönemlerinde profesyonel
sporcuların birçoğu tarafından kullanılmakta. Amatör ve profesyonel
sporcuların hepsine geniş program yelpazesiyle hitap ediyor.
BTO: “Doktorlar
Geçinemiyor”
Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ayhan Tetik,
hekimlerin ciddi bir geçim sıkıntısı içinde olduklarını savunarak, kamuda
verilen maaşların iyileştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Tabip Odası'nda bir basın toplantısı düzenleyen Tetik, hekimlerin mevcut
sosyo-ekonomik durumlarının gözler önüne serilmesi için üyeleri arasında
anket başlattıklarını açıkladı. Tetik, özellikle 1980'li yıllardan
itibaren hekimlerin özlük haklarında ciddi kayıpların meydana geldiğini
belirterek, yükü her geçen gün artan kamu kesiminde zor şartlar altında
çalıştıklarını iddia etti.
Türk Tabipleri Birliği'nin hekimlerin özlük hakları sorunlarını gündeme
taşıyacağını kaydeden Tetik, Bursa'da bin üyeyi kapsayacak olan anketin
de, buna güç vereceğini ve yol göstereceğini vurguladı.
Özellikle kamu sektöründeki maaşların düşük olduğundan yakınan Tetik, hem
genç hem kıdemli hekimlerin mesleğini geliştirme yönünde olumlu adımlar
atamadığını, gelişmeleri takip edecek yayın ve organi-zasyonları takip
edemediğini söyledi.
Tetik, işçi ve memur gibi geçim sıkıntısından yakınarak, "Hekimlerimiz,
yoksulluk sınırı altında, açlık sınırı üzerinde yaşam sürüyorlar" diye
konuştu.
Bupar Araştırma-Danışmanlık'ın sahibi Erdal Akaltun'la üyelere ilişkin
anketi tanıtan Tetik, 76 sorudan oluşan bu çalışmayla üyelerin sosyal ve
ekonomik koşullarının saptanacağını, beklentilerinin öğrenileceğini
bildirdi.
Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Dr.Ayhan Tetik, anketin 4 ay içinde
tamamlanacağını ve sonuçlarının kamuoyuna açıklanacağını ifade etti. Bu
anketin soruları arasında branşlarına göre, maaş beklentilerine de yer
verileceğini dile getiren Tetik, sosyo-ekonomik açıdan olası tercih ve
beklentilerin de yanıt bulacağını da sözlerine ekledi. Bursa Hakimiyet
AKP'nin “Sağlık”ta Altı Aylık
İcraatı:
"Ticarileştirme ve Özelleştirme"
İstanbul Tabip Odası, hükümetin sağlıktaki altı
aylık icraatlarını değerlendiren bir basın açıklaması yaptı. İTO Başkanı
Prof. Dr. Gencay Gürsoy ve Yönetim kurulu üyesi Dr. Osman Öztürk
tarafından düzenlenen basın açıklamasında AKP iktidarının sağlık alanına
ilişkin politikaları eleştirildi.
"AKP'nin sağlık alanındaki görüşlerinin dikkat çekici yönü, hiçbirinin
yeni olmamasıdır" sözleriyle başlayan açıklamada özetle şu görüşlere yer
veriliyor: "AKP sağlık alanında geçmiş siyasi iktidarların projelerine
olduğu gibi sahip çıkmıştır. Dünya Bankası teknokratlarınca 1980'lerde
geliştirilen ve Türkiye'de ilk olarak 1990'ların başında "Sağlık Reformu
Projeleri" adıyla ortaya atılan bu politikaların esasını sağlık
hizmetlerinin piyasaya açılması oluşturmaktadır. Son olarak Haziran
2002'de hazırlanan "Türkiye: yaygınlığı ve verimliliği iyileştirmek
amacıyla sağlık sektöründe yapılan reformlar" başlıklı Dünya Bankası
dökümanında da tekrar edilen bu öneriler AKP tarafından oldukları gibi
benimsenmektedirler.
Bu kez "Sağlıkta Dönüşüm Projesi" olarak propaganda edilen bu projelerin
esasını hastanelerin işletmeleştirilmesi, birinci basamak sağlık
hizmetlerinin -aile hekimliği adı altında- özelleştirilmesi, sağlık
hizmetlerinin finansmanında genel vergiler yerine Genel Sağlık Sigortası
adı altında yeni bir "sağlık vergisi"nin getirilmesi ve sağlık kurumları
ve hekimlerin arasına "rekabet"in sokulması oluşturmaktadır. AKP
Hükümetinin sağlıktaki son uygulaması “Teşhis ve Tedavi Amacıyla Özel
Sağlık Kurum ve Kuruluşlarına Hasta Sevkine İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Tebliğ"dir. Bu uygulama kamu sağlık kurumlarının çökertilmesi ve
özelleştirilmesi politikalarında önemli bir adım oluşturmaktadır. AKP
Hükümeti yayınladığı bu tebliğle herkese eşit, ücretsiz ve nitelikli bir
sağlık hizmeti için gerekli olan kaynakları ayırmayacağını, yeni
yatırımlar yapmayacağını, personel ve altyapı eksiklerini gidermeyeceğini
ilan etmiştir. Bunun yerine kamu kaynaklarının plansız ve denetimsiz bir
şekilde özel sağlık sektörüne aktarılması tercih edilmektedir. Bu tebliğin
anlamı, Devletin sağlık alanından hızla çekilmesi ve sağlık hizmetlerinin
piyasanın vahşi koşullarına terkedilmesidir. bu durum, AKP’nin resmi
metinlerinde yer alan sağlık alanına ilişkin projelerinin açık ve yalın
bir dışa vurumudur. Başbakan’ın ifade ettiği gibi “Tüccar siyasetin
sağlıktaki yansıması, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve
özelleştirilmesi olmaktadır.
Neşter Operasyonu iddianamesinde yer alan yolsuzlukların tartışıldığı
bugünlerde siyasi iktidar yeni “neşter”ler için aleni bir zemin
yaratmıştır. İstanbul Tabip Odası olarak uygulamada ortaya çıkacak
yolsuzlukların, haksız kazançların ve kamu kaynaklarının peşkeş
çekilmesinin sorumlusunun öncelikli olarak bu tebliği yayınlayan
yetkililer olacağı konusunda kamuoyunu uyarıyoruz.” (MB)
ÖDENEK YOKLUĞU SONUCU
ECZACILIK ZOR DURUMDA
Son iki yıl, eczacılık tarihi boyunca yaşanan en
sıkıntılı dönem oldu. Eczacılar olarak sorumlu vatandaşlık bilinciyle bu
sıkıntılı süreçte hep özverili davrandık. Devletimize duyduğumuz güvenle
tüm olumsuz uygulamalara sağduyu ile yaklaştık.
Bunlar yetmezmiş gibi eczacılığı can çekişme noktasına getiren
bir Sağlık Bakanına bile sonsuz sabır gösterdik.
İnancımızı yine de kaybetmedik!.
Yeni hükümetle birlikte sektörümüzün biraz olsun rahatlayabileceği yönünde
umutlandık. Ancak ne acıdır ki; son iki ay içinde yaşadığımız ödeme
gecikmelerini ne Irak Savaşı sırasında, ne deprem felaketlerinde, ne de
ekonomik krizde yaşadık.
Yanılmışız!
Kar marjı düşük, vadesi kısa bir ürün olan ilaç, ödeme gecikmeleri
nedeniyle eczacıların varolmasını değil, yok olmasını sağlayan bir ihtiyaç
maddesine dönüştü.
Kar marjı brüt % 16.6, vadesi 30 gün olan bir ilacı
% 2.5 iskonto ve 150 gün geri ödeme ile kurumlara fatura ediyoruz.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir eczacılık sistemi görülmemiştir,
görülemez!
Koşullar değiştirilmezse, kısa bir süre sonra eczacılar sattığı ilacı
yerine koyamadığı için eczane rafları tamamen boşalacak. Hastalar
eczanelerden elleri boş ayrılacak. Daha önceki yıllarda Bağ-Kur kaynaklı
yaşanan tatsız olaylar tekrar edecek,
ilaçsızlıktan durumları ağırlaşan hastalar, hatta ölümler dahi
görülebilecek.
Eczacılar üstlendikleri sorumluluğun gereklerini yerine getiriyor, insan
sağlığını herşeyin üzerinde tutmaya devam ediyorlar.
Ancak gücümüz tükendi! Durumun ciddiyetini göz önüne alarak hükümeti
göreve davet ediyoruz. Hükümet vatandaşın ilaç parasını ödeyemeyecekse,
bunu kamuoyuna açıkça ilan etmelidir!
Eczacı ile halkı karşı karşıya getirmenin anlamı yoktur!
Aksi taktirde olacaklardan eczacıların ve eczacı örgütlerinin
en ufak bir sorumluluğu olmayacaktır!
YAŞATMAK İÇİN YAŞAMAK ZORUNDAYIZ.
BURSA ECZACI ODASI
GERİ DÖN |