|
işte böyle
işten atıldım...
(Eski bir işyeri hekimi)
Bugün üç üç ikibinüç,
pazartesi... Ne güzel denk gelmiş rakamlar. Ama olayım şubatın soğuk bir
gününde başlıyor. Savaş çığlıklarının atıldığı günler. Sanki eski bir
Amerikan westerni izliyoruz. USA'nın Amerika kıtasına ırak, bize yakın bir
ülkeye saldırmak için her bahaneyi kullandığı ve bizim memleketi basamak
olarak kullanmak için her türlü numarayı çevirdiği günler. Aklıselim
herkesin "savaşa hayır" diye çırpındığı, benimde içine düştüğüm maddi
problemlerden kurtulmak için çabaladığım soğuk bir Şubat günü. Hava sanki
ağlayacak gibi kararmış, asık suratlı ve kararmaya yüz tutmuş bir akşam
melankolisi griliğinde. Şubatın yirmisi. Saat on yediyi geçmiş. Bugün
yatması gereken dört yüz küsur milyon liralık bir vergi ödemem ve cebimde
sayılı milyon liralar. İşyeri hekimliğini yaptığım fabrikadayım, maaşımdan
avans çekeceğim, ödemeyi geciktirmeden ve gecikme faizine kaptırmadan
elimdeki üç kuruşu on yedi otuzdan önce bankaya ulaştırmanın telaşı ve
sırtımdan akan ter. Fabrika Afyonlu bir ailenin şirketi, iplik fabrikası...
GERİ DÖN |