|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Kimin Eli Kimin
Cebinde?
Prof. Dr. F. Cankat TULUNAY
Avrupa Klinik Farmakoloji Derneği Onursal
Başkanı |
Son
günlerde ortaya çıkan Vioxx olayı bilim dünyasında olup bitenlerin yeniden
değerlendirilmesine ve bilimin tekrar gözden geçirilmesine sebep oldu.
1960’larda ortaya çıkan Talidomit faciası sonrası ilk defa ABD’de ve daha
sonra tüm gelişmiş ülkelerde ilaçlarla ilgili emniyet tedbirleri için
kurallar konuldu ve ilaç firmalarından ilaçlarının emniyetini ispat
etmeleri istendi. Zaman içinde ABD de bile kurallara uymama veya kuralları
esnetmeler başladı. Özellikle ilaç sanayiindeki aşırı kar hırsı değer
yargılarının yok olmasına ve bilimin dejenere olmasına yol açtı. Dünyanın
her tarafında satılık bilim adamları ilaç firmalarının kar etmesi için
etik değerleri unuttular ve ellerine verilen slaytlarla doktorları
kandırmaya başladılar.
Hepimizin yakından bildiği doktor-ilaç firması pazarlıkları ayyuka
çıktı...
Journal of Clinical Psychiatry (56:288-296, 1995) de yayınlanan "Postmarketing
Surveillance by Patient Self-Monitoring: Preliminary Data for Sertralin
versus Fluoxetine" başlıklı makalede fluoksetin (PROZAC)'in bir çok yan
etkisi yayınlanmış ve Sertralin (LUSTRAL) in yan etkilerinin prozac'tan
bile fazla olduğu bildirilmişti. Bu makalenin yayınlanmasının bilim
yönünden ve ilaç sanayiinin bilimsel dergilere etkileri yönünden önemli
bir hikayesi var. Makale dergiye verildikten çok uzun bir süre sonra yayın
için kabul edildi ve yayınlanması dergi editörü tarafından 3 kere
ertelendi.
Sebep Lustralin Pazar payı kaybetmemesi. Diğer yönden bu makale ile ilgili
olarak yazılan editorial ancak 7 ay sonra yayınlanabildi ve yayınlanan
editorial yazı için Pfizer ve editör arasında pazarlıklar yapıldı (Pfizer
bu derginin en önemli sponsorlarından birisi idi). Buna paralel olarak NHI
(National Institute of Health) de de bazı firmaların ilaçları için
doğruları yazanların projeleri iptal edilmeye başlandı. Bunlardan birisi
de S. Fisher idi. Fisher ve arkadaşlarının 10 senedir sürdükleri proje
SSRI’ler aleyhine yazdıkları an birden kesiliverdi ve bunu kesen
komisyonun başkanı ve raportörü bu ilaçlarla ilgili firmaların
danışmanlıklarını yapmakta idi (geçen ay NIH aldığı bir kararla tüm
çalışanlarının ilaç firmaları ile ilişkisi kesti). Fisher’in çok önemli
bir iddiası ise bazı NIH komisyon üyelerinin kendilerine gelen araştırma
projelerini gizli olarak ilaç firmalarına vermeleri idi....
Ancak bu sene mızrak çuvala sığmayınca önce İngiltere sağlık yetkilileri
ve arkasından FDA ve EMEA (Avrupa İlaç Birliği) SSRI’lerin yan etkilerine
dikkat çekmek ve prospektüslere bu ilaçların intihar temayülünü
artırdığını yazmak zorunda kaldı... Bu güne kadar bu ilaçlarla kaç kişi
hiç uğruna gitti?!.. Bu ilaçların kullanılması için aldıkları üç kuruş
karşılığı etkinlikleri şüpheli ilaçlar için doktorları kandıran sözde
bilim adamlarının acaba vicdanları sızlıyor mu?... Ne gezer, zaten onların
tek amacı cüzdan!..
Benzer olaylar Türkiye’de de oldu. 8 Haziran 2000 günü Klinik Farmakoloji
Derneği adına tarafımızdan bir basın toplantısı yapıldı ve CELEBREX ve
VIOXX'un yan etkileri ve sebep olduğu ölümler anlatıldı. Ayrıca bu
ilaçları prospektüslerine dünyada olmayan endikasyonların yazıldığı ve
bunun nasıl yapıldığı soruldu. Zamanın Sağlık Bakanı ve İlaç Eczacılık
Genel Müdürü bizim iddialarımızı inceleyeceğine basın yayın organlarında
firmaların avukatlığına soyundular. Yakın geçmişte FDA tarafından
yayınlanan memoda VIOXX'a bağlı 1999-2003 yılları arasında; 27.785 kişinin
miyokard infarktüsü geçrmiş veya ölmüş olabileceği bildirildi. Türkiyede
kaç kişi öldü?.. Bu ilaçlar için kapı kapı dolaşıp konferans verenler bu
yayınları okumuyorlar mı?.. Maalesef konu koksiplerle sınırlı değil... Bir
taraftan ilaç olmayan ilaçlara milyarlarca dolar ödüyoruz, diğer taraftan
iatrojenik ölümlere ve sakatlıklara sebep oluyoruz. Sorumlu olan biziz.
Hastalar bizim hastalarımız. Bırakın Hipokrat yeminini, en basit insanlık
kuralı olarak hastalara daha fazla zarar vermeyelim... Lütfen SSRI’leri,
statinleri, antipsikotikleri, alzheimer ilaçları gibi ilaçları yeniden
gözden geçirin, bakalım hastalara fayda mı, zarar mı veriyoruz....
başa dön
|