|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Manisa Tabip Odası Yönetim Kurulu |
Aile hekimliği
uygulaması bazı ülkelerde başarıyla uygulanan bir sistemdir. Ancak bu
ülkelerle aramızda önemli farklılıklar olduğu unutulmamalıdır. Birincisi
bu ülkelerin sağlık harcamalarına genel bütçeden ayırdıkları pay
bizimkinin çok üzerindedir ve pahalı bir hizmet sunum modeli olan aile
hekimliği uygulamasını finanse etmektedir. İkinci önemli fark bu ülkelerde
eğitim düzeylerinin bize göre çok yüksek olmasıdır. Ülkemizde bebek ve
anne ölümleri gibi bazı göstergeler hala çok yüksek seyretmekte, bulaşıcı
hastalıklar ve bunlara bağlı ölümler en önemli sağlık sorunlarımız olmaya
devam etmektedir. Bu da genel anlamda eğitimsizliğimizin, sağlık
hizmetlerine ulaşamamamızın ve yaşam koşullarımızın kötü olmasının bir
sonucudur.
Kırsal alan ve
kentsel gecekondu bölgeleri daha kötü olmak üzere ülke genelinde
bağışıklama oranlarımız henüz oldukça düşüktür. Bu yine bilinçsizliğin ve
sağlık personelinin sayıca yetersizliğinin bir sonucudur. Bu durumu
düzeltmek için özellikle hekim dışı sağlık çalışanı sayısının artırılması,
sağlık ocaklarındaki ekiplerin takviye edilmesi ve altyapı eksikliklerinin
giderilmesi gereklidir. 1961 yılında yürürlüğe giren 224 sayılı yasa bu
gereksinimlerden dolayı ortaya çıkmış ve ilk kez ekip kavramı yaşantımıza
girmiştir.
Yukarıda yazılan
nedenlerden dolayı sağlık ocaklarının geliştirilmesi gerekirken tedavi
edici hizmet ağırlıklı aile hekimliği uygulamasına geçilmesi, zaten
yetersiz olan kaynakların boşa harcanması ve sağlık göstergelerinin daha
da kötüye gitmesine zemin hazırlanması anlamına gelmektedir.
Uygulamanın
gerekçesi olarak etkili bir sağlık sistemine geçilmesi gösterilmekte ancak
bunun nasıl yapılacağı tam olarak ifade edilememektedir. Daha önce
belirttiğimiz gibi aile hekimliği uygulaması tedavi hizmeti ağırlıklıdır.
Bu da kapsayıcı ve etkili bir hizmet sunumu için yeterli değildir. Böyle
bir hizmet verebilmek için, içinde hekimin dışında diğer sağlık
çalışanlarının da bulunduğu ve gerektiğinde koşullara göre başka
alanlardan çalışanların katıldığı multidisipliner bir ekip çalışması
gereklidir. Ancak uygulamada bir aile hekimi ve aile sağlığı elemanından
sözedilmektedir. Koruyucu hizmetlerin kimler tarafından verileceği, eğitim
çalışmalarının ve ebeler tarafından kişinin evine gidilerek yapılan gezici
(Eğitim, izlem, aşılama) hizmetlerin nasıl ve kimler tarafından
yürütüleceği belli değildir. Bulaşıcı hastalık izlemleri, bazı hastalık
gruplarının evlerinde ziyaret edilerek verilen hizmetler, hastalık
kaynağına yönelik yapılan çalışmalar ve aile planlaması çalışmalarının
nasıl devam edeceğinden de hiç söz edilmemektedir. Bu haliyle aile
hekimliği uygulaması göz boyamadan ibarettir. Aslında oldukça basit olan
çözümlerin yerine, sistemi daha da karmaşıklaştıracak ve içinden çıkılmaz
hale getirecektir.
başa dön
|