|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Dr. Zuhal MENTEŞ
Muğla Tabip Odası Genel Sekreteri |
Sağlık hizmetleri
koruyucu, geliştirici, sağaltıcı ve esenlendirici olmak üzere dört
boyutludur. Sağlık hizmetinde birinci amaç sağlığı korumak ve
geliştirmektir. Bu amaç başarılamadığında tedavi ve esenleştirici hizmet
sunulur.
1. Aile hekimliği
de tedavi edici hekimlik yaklaşımının temsilcisidir.
Tüm dünyada aile hekimliği adı altında yaygınlaştırılmaya çalışılan bu
hekimliğin, toplumun tamamına ve kamu eliyle ücretsiz hizmet götürmeyi
amaçlayan çağdaş halk sağlığı uygulamaları ile taban tabana zıt olduğu
bilinmelidir.
2. Aile hekimliği
uygulaması çağdaş sağlık hizmeti anlayışına taban tabana karşıttır. Aile
hekimi uzmanı sadece sağaltıma yönelik bilgi ve beceriye sahiptir. Kar
amaçlı bir modelin uzantısı olması, toplumun gereksinimlerini karşılamaya
yönelik yetiştirilmemesi sebebi ile toplum sağlığı anlayışına sahip
değildir.
3. Aile hekimliği
sistemi sosyalleştirme yasasında konulan entegrasyonu parçalamaktadır.
Sosyalleştirme yasasında sağlık ocaklarına çevreye ve bireye yönelik
koruyucu hizmetlerle ile birlikte ayaktan tedavi edici hizmetleri entegre
yürütme görevi verilmiştir. Alile hekimliği ise çevreye yönelik sağlık
hizmetlerini, bulaşıcı hastalıkların kontrolünü, okul, işyerlerinin
denetimi hizmetlerini sağlığı etkileyen olumsuz davranışlarla mücadeleyi
sağlık grup başkanlıklarına vermektedir. Bu da entegrasyonu
parçalamaktadır.
4. Aile hekimi
yalnız çalışır (Tedavi edici hizmetler yapar). Oysa sağlık sorunları ile
mücadele, sağlığın geliştirilmesi çalışmaları bütün bunların belli bir
nüfusa bölgeye hizmet veren ekip tarafından çok yönlü biçimde ele alınması
gerektirir. Sağlığın geliştirilmesi ve korunması açısından sağlık
etkisinin, toplumsal sorunlar, toplumun içinde toplumla birlikte toplum
kalkınması perspektifiyle ele alması gerekir. Aile hekimliği sistemi bu
perspektife sahip değildir.
Aile hekimliği
sistemi nüfus temelli değildir. Yani hizmet götürdüğü nüfus belli bir
yerde yaşayan, çalışan nüfus değildir. Böyle olunca aile hekimine bağlı
bireylerin tanımladığı topluluk için sağlığı etkileyen, bozan faktörleri
de dikkate alan sağlık planlaması olanağı yoktur. Tanımlanmış bir nüfus
olmadığı için aile hekiminin kendisine bağlı grup için örn: bebek ölüm
hızı, kaba ölüm hızını, demir anemisi sıklığını v.s. hesaplamasının anlamı
olmaz.
5. Aile hekimliği
toplumsal gereksinimler ve bilimsel gelişmeler sonucu ortaya çıkmamış,
sağlıktan daha fazla kazanç elde etmeyi amaçlayan ekonomik sistemler
tarafından oluşturulmuştur.
Aile hekimliğinin toplum sağlığının geliştirilmesi ile ilgili bir kaygı
gütmesi, yeni bir sistem yaklaşımına sahip olması beklenemez. Aile
hekimliği rekabet içinde çalışan ve listesine daha fazla hasta kaydeden
bir anlayışa dayalıdır. Aile hekimleri dayanışma değil rekabet anlayışı
ile yetiştirildiklerinden piyasanın acımasız yer edinme koşullarına uyumlu
davranması ve hastaya zarar vermesi kaçınılmazdır.
Aile hekimliği çok
pahalı bir sistemdir. Her hekim ayrı ayrı muayenehane açacak, röntgen-USG-gibi
cihazlar alınacak, harcamalarda artış olacaktır. Bu harcamalarda hizmeti
kullananlara, topluma yansıtılacaktır.
Sonuç olarak Aile
Hekimliği ülkemiz için ve benzer ülkelerin sağlık sorunlarının çözümü için
önerilecek bir model olamaz.
Yapılması gereken
40 yıllık deneyime ve toplumsal kazanımlara sahip sosyalleştirilmiş sağlık
hizmetlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesidir.
Toplum hekimliği ve
halk sağlığı uzmanlarının yönetiminde sağlık ve sosyal hizmet elemanları
ile birlikte hizmet yürütülmelidir. Çağdaş Tıp eğitimi anlayışı
uygulanmalı, pratisyen hekimlik güçlendirilmelidir.
Aile hekimliği
uygulaması; sağlığın ticarileştirilmesi, devletin sağlığı (hak olmaktan
çıkararak) üzerinden atma politikasının ilk adımıdır.
başa dön
|