|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
Bursa SSK Şevket
Yılmaz Hastanesinde aile hekimliği uzmanı olarak görev yapmaktayım. Buraya
İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesinde 4 yıllık bir eğitimin ardından
uzman olarak geldim. Halen senede ortalama 20.000 hastaya hizmet veriyorum
ve bunun büyük bir kısmını diabet hastaları oluşturuyor. Hizmet aksamasın
diye nöbetçi olduğum günlerin ertesi günü nöbet izni kullanmıyorum.
Hastalara verdiğimiz tedaviler özellikle şeker hastaları için hayati öneme
sahiptir. Hastalar bu tedavileri alamadığında belki bugün değil ama
ileriki dönemlerde yaşam kalitelerini ciddi şekilde tehdit eden
komplikasyonlarla karşılaşacaklardır.
Aldığımız duyumlara
göre 2005 Bütçe Uygulama Yasa Taslağında (BUT) aile hekimlerinin bazı
ilaçları reçete edemeyeceğini üzülerek öğrenmiş bulunuyorum. Bu beni
hiçbir şekilde etkilemez vicdanım rahat ancak bu yasayı uygulamaya koyacak
büyüklerimiz benden 2005 yılında tedavi bekleyen 20.000 kişiye ne diyecek
onu merak ediyorum. Bu bir skandal olur. Acizane uyarıyorum.
Poliklinikte
karşılaştığımız sıkıntıların yanında hastaneye hasta kabul ve takip ve
tedavisi de biz aile hekimleri için muallakta kalmış bir durumdur. Bize
Sağlık Bakanlığı’nın verdiği diplomalarda aile hekimi uzmanları bir
kliniği müstakilen idare edebilir ibaresi varken bildiğim kadarıyla
kendisine çalıştığı hastanede hasta tedavisi için yatak tahsis edilmiş bir
aile hekimi yok.
Son olarak aile
hekimliği ile ilgili olarak son günlerde sıkça sözü edilen konuya değinmek
istiyorum. Ülkemizde hepimizin bildiği gibi Türkiyenin sağlık sorunu
çözmeye yetecek sayıda aile hekimi yok. Her konuda olduğu gibi yine
dahiyane bir fikirle uzman aile hekimi yoksa pratisyenleri uzman yaparız
bu sorun çözülür yaklaşımı ortaya atıldı. İnsanlara title vererek hiçbir
sorunu çözebileceğimizi sanmıyorum. Bu tür bir yaklaşım mevcut sorunların
daha da büyümesine sebep olacaktır. Bir doktora genel pratisyen demekle
ordinaryus profesör demek arasında bence pek fark yok önemli olan kişinin
işlevselliğidir.
başa dön
|