|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Dr. Coşkun Ova ŞEYHOĞLU
Kocaeli Tabip Odası Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter |
Aile Hekimliği sistemine geçiş, ülkemiz için bir çok yeni sıkıntıyı
beraberinde getirecektir. Bu sıkıntılar arasında, sağlık hizmetlerinin
sunumunda, bu hizmetlerin değerlendirilmesinde ve finansmanında yaşanacak
olanlar öne çıkmaktadır:
1) Her ne kadar aksi belirtiliyor olsa da aile hekimliği sistemi, mevcut
sağlık sistemimizin entegrasyonunu parçalayacak, hizmet bütünlüğünü
zedeleyecektir. Koruyucu, tedavi edici ve esenlendirici hizmetleri tek bir
yapı altında, bir ekiple ve etkin bir çalışma ile yürütmek yerine bu
bütünlüğü bölerek içinden bir kısmını alıp başka bir yere koyan ve tedavi
edici sağlık hizmetlerini esas alan bir model önerilmektedir. Model, bu
nedenle gerek ülkedeki sağlık sorunlarının gerekse hizmetin
değerlendirilmesi ile ilgili veriye ulaşma ve değerlendirme yapma olanağı
sunamayacaktır.
2) Aile hekimliği modeli, sağlık hizmetlerini kentlere ve tedavi edici
hekimliğe yöneltme eğilimine yol açmaktadır. Bu durum, sağlık
hizmetlerinin maliyetini ve hizmete ulaşımdaki eşitsizlikleri hem bölgesel
olarak hem de kır/kent farklılıklarını çoğaltarak arttıracaktır.
3) Aile hekimliği modeli sağlıktaki özelleştirmeyi desteklemektedir.
4) Aile hekimliği modelinin, genel sağlık sigortası ile birlikteliği
gözden kaçmamalıdır. Sağlık sigortası uygulamaları, sağlık hizmetlerini
hastalık odaklı ve tedavi hizmetleri ağırlıklı hale getirir. Bu durum ilaç
ve tıbbi teknoloji sektörlerinin yoğunlaşması ile karakterizedir ve
sigorta uygulamaları bu yoğunlaşmayı kolaylaştıran bir yapı oluşturur.
5) Aile hekimliği modelinde istihdamı düşünülen aile doktorlarının eğitim
süreci ile ilgili olarak planlananlar, sağlık insangücünün niteliğinin
artırılmasına katkı sunması açısından yeterli olamayacak gibi
görünmektedir.
6) Modelin performansının değerlendirilmesinde "hasta memnuniyeti
araştırmaları"nın öneriliyor oluşu bilimsellikten uzak bir tutumdur.
7) Model, sağlık harcamalarında gereksiz artışlara neden olacaktır. Hekim
ücretlendirme yöntemi olarak önerilen hizmet başı ödeme gereksiz hizmet
üretimine, harcamaların artışına ve verimlilikte azalmaya yol açabilir.
8) Aile hekimliği sistemi hekimleri, onların özlük haklarını, çalışma
koşullarını olumsuz etkileyecektir. Aile hekimliği hekimler açısından iş
güvencesizliği ve işsizlik demektir, sağlık emekçileri açısından
örgütsüzlüktür. Aile hekimliği sistemi hekim emeğini ve ücreti,
sınırlanması gereken mali-yet unsuru olarak görmekte, aile
hekimleri/doktorları işletmeci durumuna getirilmektedir. Aile hekimliği
sistemi hekimler arasında ücret eşitsizliği yaratacaktır, sözleşme
sistemi, ücret belirleme yöntemi ve nüfus yapısı farklılıkları aile
hekimlerini/doktorlarını hasta kapma, poliklinik ve laboratuar
hizmetlerini artırma, hizmet kalitesini düşürme ve sonuçta da etik,
mesleki değerleri çiğneme yönünde davranışlara yönelten nesnel bir zemin
oluşturmaktadır.
Sonuç olarak; Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konmaya çalışılan AKP
Hükümet Programı kapsamındaki sağlık politikaları, ülkemizde
özelleştirmenin ve kapitalist değişimlerin yeni uygulamalarını
içermektedir. Eşitlikçi bir gelir dağılımı yerine sermayenin vergi yükünün
azaltıldığı her türlü uygulamayı, vergilerden sağlanan sağlık finansmanı
yerine primleri ve özelleştirilmiş sağlık hizmetlerini tercih eden 58 ve
59. Hükümetler, Dünya Bankası'nın verdiği ev ödevlerini layıkıyle yerine
getirmeye çabalamaktadırlar. Aile hekimliği de bu ödevin bir bölümüdür.
başa dön
|