|
Yasal Uyarı: Bu site sağlık profesyonelleri için hazırlanmıştır.
Kaynak gösterilmek ve
yazarın ismi belirtilmek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazıların bilimsel ve
hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Amerikan Acil
Tıp Sistemi Üzerine Bir Gözlem ve Analiz
Yrd. Doç. Dr. Cuma YILDIRIM
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakultesi Acil
Tıp Anabilim Dalı Başkanı |
Temmuz ve ağustos aylarında New York'ta Suny Downstate Medical Center-
Kings County Hospital Emergency Department ve New York Poison Control
Center'de gözlemci olarak çalıştım.
Medikal Bakış Dergisi editörü bu bilgilerin ülkemiz doktorlarına da
faydalı olabileceğini ifade etti. Bunun üzerine ben de öğrendiklerimi ve
gözlemlerimi bu yazıda toparladım. Ülkemiz acil tıbbına ve çalışanlarına
faydalı olacağını ve yeni bir bakış açısı getireceğini ümit ediyorum.
Buradaki bilgiler ve tespitler tamamen benim gözlemlerim ve tespitlerimden
ibarettir.
1- HASTA HİZMETLERİ
Acil servise girdiğinizde kendinizi bir ameliyathane yada yoğun bakımda
hissediyorsunuz. Hasta acile girdiğinde triaj hemşiresi hastanın kabul
işlemlerini yapıyor. Üzerine özel bir boks önlüğü giydiriyor. Koluna bir
isimlik takılıyor. Bazı yerlerde bir kimlik kartı yapılıp hastanın boynuna
asılıyor.
Gezdiğim hastanelerin tamamı hemen hemen aynı dizayn ile çalışıyor.
• Fast Track
• Medikal acil
• Critical care area
• Desk alanı.
Bu alanlar birbirinden bağımsız olarak çalışıyor. Her alanın sorumlusu bir
uzman var. Gerektiğinde hasta bir bölümden diğerine aktarılabiliyor.
İlginç bir tespit burada hastaları personel nakletmiyor. Her doktor kendi
hastasını kendisi naklediyor. Röntgen ve CT görüntüleri bilgisayara
geliyor. Basılı film olayı yok. Acilde her tarafta bilgisayar var.
Hastanın tüm verileri bir dosya altında toplanıyor.
Her doktor yada hemşire kendi şifresi ile bilgisayara girebiliyor. Hasta
ile ilgili her türlü bilgiye buradan ulaşmak mümkün. Ambulans ile
getirilen her hasta aynı şekilde geliyor. Hastane öncesi hizmet oldukça
iyi standardize edilmiş. Hasta iyi şekilde paketlenerek getiriliyor.
Servis içi personel hemşire ve doktorlar arasında bazen iletişim
problemleri yaşanabiliyor. Ancak burada tüm görev tanımlamaları iyi
yapılmış (Job description). Bu nedenle kimse kimsenin alanına girmiyor.
Herkes işini yaptığı sürece problem yok. Acilde çalışırken herkes oldukça
yüksek bir tempo ile çalışıyor. Ancak stres ve sıkıntı yok. Burada doktor
sistemin sadece bir parçası. Sistemin tüm sorumluluğunu alan kişi değil.
Hastanelerin ambulans girişi ayrı. Bu hastalara öncelik veriyorlar. Hemen
alıyorlar. Ancak bir hasta ayaktan geldi ise vay haline. Kurşun geçirmez
camların ardından hoparlör ile bir ön anamnez alınıyor. Hastaya bir form
veriliyor. Birden ona kadar sayılar var. Hastadan kendi hastalığının
ciddiyetine göre bir derece seçmesi isteniyor. Sonra hasta beklemeye
alınıyor. 1, 2, 3 bazen yedi sekiz saat bekleyen hastalar oluyor. Sonra
hasta fast track ünitesine alınıyor. Ön muayenede acile alınma kararı
verilmezse reçete yazılıp gönderiliyor. Bu muayenede acile alınma kararı
olursa hasta acile girebiliyor.
Kanunlar gereği acile başvuran her hastaya bakılmak zorunda. Hasta
başvurduğu anda sosyal güvenlik numarası alınıyor. O kadar. Başka hiçbir
şey sorulmuyor. Doktor yada diğer acilde çalışanlar başka hiç bir şeye
karışmıyorlar. Faturalandırma, tahsilat, sigorta bunların hepsi idarenin
problemi. Hasta acile geliyor. Tüm tedavisi tamamlanıyor. Taburcu
ediliyor. Fatura sonradan hastanın sigortasına gönderiliyor. Sigortası
yoksa evine gönderiliyor.
Bu arada hem başvuru anında para alınmaması hem de her hastaya bakılması
nedeni ile aciller biraz poliklinik gibi olmuşlar. Doktorlar bundan çok
şikayetçiler.
Asistanın tek başına hasta bakıp göndermesi yasak. Her hastaya mutlaka bir
uzman bakıyor. Yoksa hastane para alamıyor. Haftalık çalışma saati
maksimum 36 saat. Ayrıca her nöbet 8 saat. Daha fazla çalışmak yasak.
Görevini yapmayan yada eksik yapan önce bölüm direktörü tarafından
uyarılıyor ve ona yardımcı olunmaya çalışılıyor. Daha fazla problem
çıkarırsa bölüm direktörü o personeli işten atıyor. Atılan kişi buna
itiraz edebiliyor. Bu durumda hastanede tekrar bir komisyon kuruluyor.
Onlar da suçlu bulurlarsa işine son veriliyor. Burada en önemli şey kayıt
ve sigorta. Bazı hastalar özellikle hastaneden ve doktordan para almak
için hastaneyi mahkemeye veriyorlar. Bu nedenle hatalar affedilmiyor.
Servis öncesi oryantasyona önem veriliyor. Her asistan serviste çalışmaya
başlamadan önce 1 ay ders anlatılıyor. Program oldukça yoğun. Daha sonra
rutin dersler çarşamba günleri ve her sabah (haftada 4 gün) 7:00-7:30
arası oluyor.
Bir hastanede acil servisi çalıştıramıyorlar. Kings County Hospitalden
yardim istiyorlar. Acil direktörü bu hastane için bir ekip kuruyor. Bu
ekip acili çalıştırıyor. Bu arada her asistan için yıllık 20.000 dolar,
ayrıca 20.000 dolar işletme parası alıyor. Bu paralar maaş fazlası
olduğundan bölüme kalıyor. Toplantı, kongre, yemek vs. için ilaç
firmalarından para almak yasak. Bu para bu amaçlarla kullanılıyor. Böylece
her an bölümün hesabında bölüm başkanının kontrolünde nakit para
bulunuyor.
Pediyatri acil servis erişkin acil servisten ayrı çalışıyor. Pediyatrik
acilde pediyatri ve acil asistanları ve uzmanları çalışıyor. Her iki acil
de bir üst direktöre bağlı. Bu direktör bir acil uzmanı. Karşılıklı iki
hastane var. Üniversite hastanesi (Suny Downstate Medical Center) çok eski
bir hastane. 2 Nobel ödülü var. Ayrıca ilk MRI cihazı bu fakültede
yapılmış. Karşısında Kings County Hospital var. Bu hastane 1831'de
kurulmuş. 12 yıl önce acil serviste zengin bir Yahudi tıbbi bir hatadan
dolayı ölmüş. Bunun üzerine inceleme başlatılmış. Hastane idaresi (Kings
County) suçlu bulunmuş. Müfettişler hastane acil servisinin Acil Tip
Anabilim Dalı (Emergency department) olarak çalışmasını şart koşmuşlar.
Hastane de Suny (Tıp Fakültesi) ile anlaşmış. Hastane tıp fakültesine
yıllık bir para ödüyor. Acil servisi de akademik bir ekip çalıştırıyor.
İki taraf da memnun.
Her acilde bir fast track ünitesi var. Ayaktan hasta başvurusu oldukça
fazla. Bir triaj hemşiresi hastanın ilk anamnezini aldıktan sonra onu
bekleme salonuna alıyor. Hasta beklemeye başlıyor. Bu bekleme bazen 3, 4,
5 saat hatta daha uzun sürebiliyor. Her hastaya mutlaka uzman bakıyor.
Hastayı uzman muayene etmezse hastane sigortadan para alamıyor.
Haftalık çalışma saati toplam 36 saat. Bunun içinde eğitim ve araştırma da
var. İcap nöbeti yok. Her şey hastanede olup bitiyor. Nöbet bitince hersey
hastanede kalıyor.
Her uzman ve asistanın performans dosyaları tutuluyor ve bunlara önem
veriliyor. Performansı düşük olan uyarılıyor. İyileştirilmeye çalışılıyor.
Daha da olmazsa işten atılıyor. Herkes herkesi kontrol ediyor. Uzmanın
performans notunu asistan veriyor.
Bölüm içinde başarılı olanlar ödüllendiriliyor. Bilgisayar, cep telefonu
vs. hediye ediliyor.
Her hasta için acil servise her saat için 15 dakika olmak üzere yalnız bir
ziyaretçi alınıyor. Visit saatlerinde tüm hasta yakınları dışarı
çıkarılıyor.
2- AMBULANS HİZMETLERİ
911 sistemi bizimkinden farklı çalışıyor. Tüm ambulanslar itfaiye
departmanına bağlı çalışıyorlar (FDNY). Ancak hastane bünyesinde
yapılanmışlar. Her hastanenin bir bölgesi var. 911'e bir ihbar geldiğinde
hangi hastanenin bölgesi ise o bölgenin hastanesine anons ediliyor. 24
saat bu anonsları dinleyen memurlar ambulanslara çıkış emri veriyorlar.
Ambulansta doktor çalışmıyor. Paramedikler var. Acil hasta çıkışı için
ambulans şehir içi 500 dolar alıyor. Şehir dışı ise bu rakam 2500 dolara
kadar çıkabiliyor.
Bu para hastanın sigortasına fatura ediliyor. Hasta acile geldiğinde ona
paradan hiç söz edilmiyor. Hasta tedavisini tamamlayıp gidiyor. Fatura eve
geliyor. Ödeyemezsen vay haline. Bir iki ihbardan sonra ödeyemeyeceğini
bildirirsen fatura taksitlendiriliyor. Yine alamazsa bir şey yapmıyor. Bu
para bütçeden ayrılan bir kaynaktan karşılanıyor. Ancak bunu kimse yapmak
istemiyor. Sosyal güvenlik numaranıza bu olay girdiğinde sizin için
negatif puan oluşturuyor. Bu şekildeki bir kayıt iş başvurusundan kredi
almaya, vize uzatmadan okul kaydına kadar her şeyi etkileyebiliyor.
Ambulanslar hasta anonsu aldıklarında hızla ve siren çalarak olay yerine
gidiyorlar. Hastayı olay yerinde stabilize edip paketliyorlar. Ancak
hastayı aldıktan sonra siren çalmıyorlar. İçinde hasta bulunan ambulans
oldukça sakin bir hızla hasta naklediyor. Oldukça sakin ve stabilize bir
şekilde hastaneye geliyor.
3- GÜVENLİK
Burada güvenlik (security) başlı başına bir sektör. Güvenlik çok sıkı ve
önemli. Her kurumun, her iş yerinin özel güvenliği var. Hastaneler
güvenliğe çok önem veriyorlar. Hastanelerde acile özgü bir güvenlik
uygulaması var. İki güvenlik kapıda duruyor. Kuruma özel kimlik kartınız (ID)
yoksa kim olursanız olun hastaneye giremiyorsunuz. Hastane içinde fotoğraf
çekmek yasak. Fotoğraf çektiğiniz görülürse alıkoyuluyorsunuz. Makineye ve
filme el koyuyorlar. ID kartı olmayan hiç kimse hastaneye giremiyor. Hasta
yakınları acil servise alınmıyor. Gerekirse ve doktoru uygun görürse her
hasta için her saat 15 dakika olmak üzere en fazla bir ziyaretçi alınıyor.
Vizit saatlerinde bu ziyaretçiler dışarı çıkarılıyor. Personel ile sivil
halk arasında çoğu yerde kurşun geçirmez camlar var. Tüm diyaloglar
mikrofonlar aracılığı ile oluyor.
4- KAYIT SİSTEMİ
Hastanede kayıt sistemine çok önem veriliyor. Bir çok form ve prosedür
var. Tüm prosedürleri yapmak zorundasınız. Yoksa hastane sigortadan para
alamıyor. Bu nedenle kayıt sıkı tutuluyor.
Hastalıkları tanımlamak için ICD-9 kodlama sistemi kullanılıyor.
Acil serviste kayıt için özel bir firma tarafından dizayn edilen (T-System)
kayıt formları kullanılıyor. Bu formun kullanılmasının ana amacı
faturalandırmada iyileşme. Bu firma acilde olabilecek tüm opsiyonları
hesaplamış ve her duruma uygun bir form oluşturmuş. 120 civarında form
var. Formlarda yazı yazılacak yer oldukça az. Sadece işaretlemeler
yapıyorsunuz. Her işaret ayrı bir anlama geliyor. Sonunda imza ve isim
yeri mevcut. Her bir hastanın kayıt maliyeti yaklaşık 1 dolar. Evraklar
basılı olarak geliyor.
Eğitim saatinde kayıt ve faturalandırmaya oldukça önem veriliyor. Bunun
bilimsel bir konu olmadığı ancak her doktorun rahat çalışabilmesi ve
başının ağrımaması için bunları iyi bilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ayrıca her türlü evrak sanal ortamda da kaydediliyor. Basılı röntgen filmi
yada tomografi yok. Tamamı sanal ortamda saklanıyor.
5- EĞİTİM
“Acil eğitimi bir yolculuktur. Varılan bir yer değildir.” Eğitimin sloganı
olarak kullanılıyor. Her asistan serviste çalışmaya başlamadan önce bir
oryantasyon eğitimine alınıyor. Bu eğitim yaklaşık 1 ay sürüyor. Her gün
saat 07:00'de başlayan dersler akşam 18:00'e kadar sürebiliyor.
Bu eğitim programında Temel Yaşam Desteği (Basic Life Support (BLS)),
İleri Travma Yaşam Desteği (Advanced Trauma Life Support (ATLS)), İleri
kardiyak Yaşam Desteği (Advanced Cardiac Life Support (ACLS)) ve
Pediyatrik Yaşam Desteği (Pediatric Advanced Life Support (PALS), EKG,
zehirlenmeler gibi temel konuların yanında hastanenin tanıtımı, bilgisayar
kullanımı, adli durumlar, idari problemlerin çözümü, faturalandırma gibi
konular da anlatılıyor.
Aynı şekilde servise yeni başlayacak olan uzmanlar da bir oryantasyon
eğitiminden geçiriliyor. Ancak bu eğitimde daha çok idari konular, asistan
ve servis yönetimi gibi konulara ağırlık veriliyor.
Her hafta çarşamba günü eğitim yapılıyor. Toplantı saat 07:00'de başlıyor.
Genelde 12:00'de bitiriliyor. Haftanın diğer günleri ise 07:00-07:30
arasında Sabah raporu (morning report) yapılıyor.
Ayrıca haftanın belli günlerinde öğle saatinde bir textbook takip ederek
okunuyor. Eğitim sorumlusu olan uzman kitabı okuyor. Asistanlar takip
ediyor. Gerekli açıklamaları yapıyor.
New York içinde bir hastanede yapılan bir eğitim toplantısı tüm
hastanelere fakslanıyor. Bu toplantılar ilan ediliyor. Bu nedenle eğitim
toplantıları yüksek katılımlı ve verimli geçiyor.
Mortalite-morbiditeye önem veriliyor. Kendilerinin ifadesi ile zamanında
mortalite-morbiditeye önem vermemişler. Bu nedenle işin içine doktor
olmayanlar girmiş. Yöneticiler ve avukatlar Amerika'daki tıp sistemini
kontrol etmeye başlamışlar. Bunun üzerine doktorlar mortalite ve
morbiditeye daha çok önem vermeye başlamışlar. Kendilerinin ifadesi ile
kendi iplerini kendileri çekip kendi cezalarını kendileri vermişler. Bu
nedenle son yıllarda kontrol tekrar doktorlara geçmeye başlamış. Sırf
doktoru ve hastaneyi şikayet edip sigortadan para almak için doktora gelen
hastalar varmış.
Denetleme alttan yukarı doğru. Uzmanı asistan denetliyor. Her anlattığı
derse not veriyor. Bir uzmanın performansı düşükse soruşturmaya alınıyor.
Bulunduğum süre içinde bir disaster kursu aldık. Nükleer biyolojik ve
kimyasal savaşlarda hastane afet planı, psikiyatrik triaj ve tedavi
anlatıldı. Program sabah 07:00'de başladı. Yaklaşık 250 kişilik bir salon
dolu idi. Toplantı 14:00'e kadar devam etti.
Acil tıp Anabilim Dalına bağlı bir disaster merkezi kurulmuş. Bu merkez
yalnızca disaster plan üzerinde çalışıyor. Bu merkez 700 milyon dolarlık
bir araştırma projesi almış. Hastanenin felaket planı bu merkezin
sorumluluğuna verilmiş.
Kurslarda sorulan sorular genelde pratik ve klinik uygulamaya dayalı ezber
bilgi yok. Her öğrenilen şey uygulamaya yönelik. Kurslardan başarılı
olabilmek için % 84 başarılı olmanız gerekiyor.
Burada tüm ülkedeki acil eğitimi veren program direktörleri bir üst kurul
kurmuşlar. Bu kurul yılda bir toplanıyor. Asistan eğitiminde ortaya çıkan
problemler ve çözüm önerilerini konuşuyorlar.
Ayrıca bu komisyonun da üzerinde bir eğitim komisyonu oluşturmuşlar. Yılda
bir defa bir otelde buluşuyorlar. Yuvarlak masa toplantısı yapıyorlar.
Toplantı 2 gün sürüyor. Eğitim standartlarını değerlendiriyorlar.
Bir sütür laboratuarı kurulmuş. Sütür eğitimi domuz ayağında yapılıyor.
Önce ders anlatılıyor. Ardından spesimenler dağıtılıyor. Değişik kesiler
yapılıp uzmanlar gözetiminde dikiliyor.
Çalıştığım süre içinde acil serviste bir eğitim filmi yapıldı. Filmde biri
özel olmak üzere iki hastanenin doktorları rol aldı. Bu filmde ben de
Amerika'da turist olan bir Türk hastayı oynadım. Filmde önce göğüs ağrısı
olan bir hasta ve bu hastaya acilde yaklaşım canlandırıldı. İdeal bir
hasta hekim ilişkisi anlatıldı. Ardından kötü ve acemi bir acil doktorunu
canlandıran bir doktor ve boynundan bıçaklanan ajite ve korkmuş, ağrısı
olan dil bilmeyen bir hastayı da ben canlandırdım. Asistan benimle iyi
diyalog kuramadı. Cerrahiyi geç çağırdı. Bana kötü davrandı. Ağrımı
kesmedi. Beni hiç dinlemedi. Beni yalnız bıraktı. Sonra da bana bir reçete
yazdı. Gitmemi söyledi. Daha fazla soru sorunca da bana öfkelendi.
Bu çekilen film tüm acil eğitimi verilen merkezlere dağıtılacak. Standart
bir form oluşturuldu. Bu formda filmdeki iyi ve kötü olan noktalar
çıkarılacak. Ardından bunlar değerlendirilip çıkan bilgilere göre standart
bir davranış şekli belirlenecek.
PATIENT SIMULATION
Sigorta sistemi çok sıkı çalıştığından ve tazminatlar çok yüksek
olduğundan dolayı bir çok merkezde hasta simülasyon merkezleri kurulmaya
başlanmış. Bir çok müdahale önce maketler üzerinde yapılıyor. Ayrıca bir
çok hastalığın da tedavisi bu sistemler üzerinde öğreniliyor. Rochester
University Emergency Department'a bağlı bir simülasyon merkezi bunlardan
birisi. Bu merkezde bir müdahale odası yapılmış. Odada her türlü tıbbi
müdahale imkanı mevcut. Eğitime gelen doktorlar Santral emboli,
hipertansiyon, multipl travma gibi bir çok hastalık tablosunun yönetimini
maket üzerinde bu merkezlerde öğreniyorlar.
6-SOSYAL HAYAT
Hastane çalışanları periyodik aralarla hastane dışında toplanıyorlar. Bu
ya piknik yada parti şeklinde oluyor. Bazen iki bölümün doktorları
arasında kaynaşma partisi şeklinde yapılıyor. Her yıl bölüm başlama
pikniği yapılıyor. Bu pikniğe tüm çalışanlar geliyor. Masraflar bölüm
bütçesinden karşılanıyor.
Geçen yıl temmuz ayında New York'ta bir elektrik kesintisi olmuş. (Bu
kesinti daha önce 1973'te de olmuş.) Şehirde hayat durmuş. Bu arada acil
servis tam kapasite çalışmış. Nöbetçi olmayan doktorlar roller skote ile
hastaneye nöbete gelmişler. Hastanenin jeneratörü çalışmamış. Mazot
problemi olmuş. Güçlükle karşılamışlar.
11 eylül günü (9/11) hiç kimse ne olduğunu anlamamış. Uzun bir süre böyle
bir şey olduğuna inanamamışlar. Şaşkınlık bir süre devam etmiş. Ardından
büyük bir kaos yaşanmış. Daha sonra toparlanma olmuş. Hastane ve acil
servis tamamen boşaltılmış. Tüm cerrahi birimler hastaneye gelmişler.
Herkes hastane dışına çıkıp hasta beklemiş. Ancak hiç hasta gelmemiş.
Kendilerinin ifadesi ile enkaz altında kalanlar ölmüş. Diğerleri ise
kurtulmuş. İkiz kulelerde 50.000 kişi çalışıyormuş. 2.500 kişi hayatını
kaybetmiş.
7- NEW YORK CITY POISON CONTROL CENTER
New York Üniversitesi Belleive Hospital bünyesinde bir zehir kontrol
merkezi kurulmuş. Bu merkez Golgfrank'in kontrolünde. Temel olarak üç ana
bölümden oluşuyor.
• Experimental research laboratory
• Çalışma alanı
• 4 bilgisayar ve 4 sekreter var. 24 saat vaka ihbarı geliyor. Tüm
bilgiler kayıt ediliyor. Gerekli konsültasyonlar yapılıyor. İlk
kayıtlardan sonra bu bilgisayarlara paralel bağlı bilgisayarlardan
doktorlar devreye giriyor. Dergi, kitap ve diğer kaynaklardan verilecek
olan bilgi doğrulanıyor. Ardından arayan kişi yada merkeze bilgi
veriliyor.
• Toplantı salonu
- Bu oda hem toplantı salonu hem de çalışma alanı olarak dizayn edilmiş.
- Ortada bir eğitim alanı, içinde bir yuvarlak masa, sol tarafında çalışma
ofisleri, arka ve sağ yanda tavana kadar raflar ve acille ilgili her türlü
dergiler var. Karşıda tahta ve barkovizyon için perde var.
- Burada her gün yaklaşık 4 saat süren kesintisiz dersler yapılıyor.
Dersler, acil tip uzmanı olan, değişik hastanelerden gelen ve aynı zamanda
bu merkezde de çalışanlar tarafından veriliyor.
- Dinleyenler yine değişik hastane ve ülkelerden gelen, gönüllü olarak
ders dinleyen acil uzmanı, asistan, doktor, öğrenci ve diğer dal
uzmanları.
- Her türlü eğitim materyali mevcut.
Burada bulunan kaynaklar ve kitaplar didik didik edilmiş. Çok fazla
okunduğu her halinden belli.
8- HASTA VE HASTA YAKINLARININ ACİL HİZMETLERİNİ DEĞERLENDİRMESİ
Burada halk ve hasta sağlık hizmetlerinden, özellikle acil sağlık
hizmetlerinden pek memnun değil. Fiyatlar çok pahalı. Bir muayene ve
reçete yazmanın maliyeti 350 dolar. Acilde bekleme süresi çok uzun.
İnsanlar bunalıyor. Özel muayenehanede bir endoskopi için 7000 dolar
maliyet çıkarılabiliyor.
Bir şehir içi acil ambulans ücreti 500 dolar. Şehir dışı 2500 dolara
çıkıyor. Sigortanız yoksa parayı sizden alıyorlar. Sigortalar çok para
yapan giderleri karşılamaktan çekiniyorlar. Sigorta primleri çok yüksek.
Bir çok insan bu ve benzer nedenlerle sağlık hizmeti alamıyor. Doktora
gidemiyor.
İlaçların bir kısmı reçetesiz markette satılıyor. Bu da bazı ilaçların
kullanımını artırıyor.
Vitamin tüketimi fazla. Antibiyotik dozları düşük. Verilen tedaviler
özellikle başka ülkelerden gelen hastaları tedavi edemiyor.
Çin mahallesi gibi yerlerde kaçak çalışan doktorlar var. Özel hastanelerde
de kaçak doktorlar var. Bunların bir kısmı kontrolsüz ilaç getiriyor yurt
dışından. Bu ilaçları hastalara veriyor.
YORUM
Amerika'da sistemin çizdiği kesin ve net çizgiler içinde sonsuz bir
özgürlük var. Şekilcilik ve kısır çekişmeler yok. Bu sistemde ne bildiğin
yada ne olduğun önemli değil. Ne yaptığın önemli. Sistem içinde istediğin
her şeyi yapabilirsin. Kim sistem dışına çıkarsa o eleniyor. Oyunu
kuralına göre oynayan herkes kazanıyor. Bu sistemde Sormak, Araştırmak,
BİLMEDİĞİNİ SÖYLEME CESARETİ, yazmak ve uygulamak sistemin temelini
oluşturuyor.
başa dön
|